Karşılaştırmalı Edebiyata Kısa Bir Giriş yayınlandı
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Ben Hutchinson’ın kaleme aldığı Karşılaştırmalı Edebiyat adlı eseri okurlarla buluşturuyor.
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Ben Hutchinson’ın kaleme aldığı “Karşılaştırmalı Edebiyat” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. George Steiner’ın “Okumak karşılaştırmaktır” sözünden hareket eden eser, karşılaştırmalı edebiyatın yalnızca akademik bir yöntem olmadığını, aynı zamanda bir anlama biçimi olduğunu ortaya koyuyor. Hutchinson, disiplinin tarihsel gelişimini farklı düşünür ve yaklaşımlar üzerinden ele alırken edebiyat, dil, kültür ve iktidar arasındaki ilişkileri de mercek altına alıyor.
VakıfBank Kültür Yayınları’nın edebiyat kitaplığı, Ben Hutchinson’ın kaleme aldığı ve Ömer Fatih Parlak’ın Türkçeye çevirdiği “Karşılaştırmalı Edebiyat” ile genişlemeye devam ediyor. George Steiner’ın “Okumak karşılaştırmaktır” sözü, Hutchinson’ın çalışmasının hem çıkış noktasını hem de temel iddiasını özetliyor: Karşılaştırma, yalnızca akademik bir yöntem değil, aynı zamanda anlama eyleminin temelinde yer alan bir süreçtir. Ancak bu evrensel dürtüyü bir disipline dönüştürme çabası, beraberinde önemli epistemolojik ve siyasal soruları da getiriyor. Hangi edebiyatlar birbiriyle karşılaştırılacak? Bu karşılaştırmalara hangi diller aracılık edecek? Ve bütün bu tercihler kimin çıkarına hizmet edecek? Hutchinson, bu soruların izini karşılaştırmalı edebiyatın tarihsel gelişimi boyunca sürüyor. Herder’in Volksgeist kavramından Goethe’nin Weltliteratur vizyonuna; Curtius ve Auerbach’ın savaş dönemindeki çalışmalarından Wellek’in Amerikan ekolüne; Said’in Oryantalizm eleştirisinden Spivak’ın gezegensellik çağrısına uzanan bu tarihsel çizgi, karşılaştırmalı edebiyatın her dönemde hegemonya ile hem mücadele ettiğini hem de bu hegemonyanın bir parçası olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Disiplinin tarihinin modernliğin tarihiyle iç içe olduğu ve karşılaştırmalı edebiyatın yaşadığı sorunların modernitenin sorunlarına kültürel bir ayna tuttuğu görüşünü savunan Hutchinson, bu aynayı didaktik bir kesinlikle değil, karşılaştırmalı yöntemin doğasına uygun bir çoğulculukla tutuyor. “Karşılaştırmalı Edebiyat”, göçlerin ve kültürlerarası temasların giderek arttığı, buna karşılık kültürel içe kapanma eğilimlerinin de güç kazandığı günümüzde, alana kapsamlı bir giriş sunuyor. Kitabın dört ana eksenini “pratikler ve ilkeler”, “tarih ve kahramanlar”, “disiplinler ve tartışmalar” ile “geleceğe dair sorular” oluşturuyor. Bu eksenler, hem karşılaştırmalı edebiyat alanına yeni adım atanlar hem de disiplini kavramsal düzeyde yeniden düşünmek isteyenler için tutarlı ve verimli bir çerçeve sunuyor.
Kitaptan:
“Yoruma dayalı niteliğine rağmen, Hermann Rorschach’ın mürekkep lekesi testi karşılaştırmalı edebiyat için öğretici bir benzetme sunar. En az iki yazı biçiminin karşılıklı incelenmesi olarak anlaşıldığında, karşılaştırmalı edebiyat hem en doğal hem de en bilinçli biçimde inşa edilmiş entelektüel bir etkinliktir. Bir metni ya da geleneği anlamlandırmaya çalışırken, onu içgüdüsel olarak başka bir metin ya da gelenekle karşılaştırırız. Nesnenin bir yanı diğerini yansıtır ve biçimlendirir (görüntünün yarısını kapattığınızda, hızla her türlü yapısal bütünlüğünü yitirir). Bununla birlikte, karşılaştırmaya bir takım siyasal, tarihsel ve kültürel ön kabulü beraberimizde getiririz; bunlar sayesinde karşılaştırma yaparken bir yandan da manayı var etmiş oluruz. Bir metni başka bir metni anlamak için kullanmak –örneğin Shakespeare’in Fırtınasını Montaigne’in ‘Yamyamlar Üzerine’ denemesiyle birlikte okumak ya da Tang Hanedanlığı Çin şiirini modernist dönem Avrupa şiiriyle karşılaştırmak– kişinin kendi beğenileri ve bilgisi hakkında bir şeyler açığa çıkarır. En azından, bu beğeni ve bilginin bağlama oturtulması yoluyla anlamlı bir şeyler öğrenilebileceği inancını... Karşılaştırma, bizzat yöntemi aracılığıyla, edebiyatı okumanın aynı zamanda edebiyata anlam yüklemek olduğunu açıklığa kavuşturur.”
Ben Hutchinson kimdir?
2012’den bu yana University of Kent’te Avrupa Edebiyatı Profesörüdür. Çalışmaları Alman edebiyatı başta olmak üzere Avrupa edebiyatını kapsar. Başlıca eserleri arasında Rilke’s Poetics of Becoming (2006), W.G. Sebald. Die dialektische Imagination (2009), Modernism and Style (2011), Lateness and Modern European Literature (2016), Comparative Literature: A Very Short Introduction (2018), The Midlife Mind (2020) ve On Purpose: Ten Lessons on the Meaning of Life (2023) yer alır. Oxford, Heidelberg, Harvard Üniversiteleri ve ENS Paris gibi kurumlarda dersler vermiş; Alexander von Humboldt bursu, Philip Leverhulme Prize ve Forum for Modern Languages Prize gibi ödüller kazanmıştır. Times Literary Supplement editörlerinden olup Literary Review’da düzenli yazmaktadır. Academia Europaea üyesidir. Eserleri Çince, Korece, Farsça ve Portekizceye çevrilmiştir.

Gercekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.