İnsanın sılası / Elias Canetti
Bir kaplanın ne olduğunu gerçekte ancak Blake’in şiirinden beri biliyorum.
Şairlerin sezgileri, Tanrının unutulmuş serüvenleridir.
*
Bilgi kendini gösterme eğilimindedir. Gizli tutulduğu takdirde bunun öcünü almak zorundadır.
*
Kimi zaman duyduğum cümlelerin benden üç bin yıl önce başkaları tarafından benim için kararlaştırılmış olduğuna inanıyorum. Daha dikkatle dinlediğimde ise cümleler gittikçe daha çok eskiyor.
*
En düşmüş insan, bütün dilekleri yerine gelmiş olan insandır.
*
İnsan ne zaman bir hayvana dikkatlice baksa, bu hayvanın içinde oturan bir insanın başkalarıyla alay ettiği duygusuna kapılır.
*
İnsan yaşamı ölçüt olmaktan çıktığından bu yana, artık insanoğlunun elinde hiçbirşey için bir ölçüt kalmadı.
*
Ölüler yargılarla, yaşayanlar ise sevgiyle beslenirler.
*
İnsan, uyurken gördüğü bir insandan bir daha asla nefret etmez.
*
Yalnızca düşüncenin silahlarıyla yürütülmeyen bir kavga bana tiksinti verir. Ölü düşman, kendi ölümünden başka hiçbir şeyin kanıtı değildir.
*
Herhalde yazar, ilerde olacakları söyleyebilmek için daha önce olmuş olanı duyumsayan insandır. Yani gerçekte acı çekmez, yalnızca anımsar; ve hiçbir eylem gerçekleştirmez, çünkü önce eyleme ilişkin kehanette bulunmak zorundadır.
*
Drama, insanın kendini özetleme olanakları içerisinde yalana en az yer verenidir.
*
Bir kaplanın ne olduğunu gerçekte ancak Blake’in şiirinden beri biliyorum.
*
Her dilin kendisine özgü suskunluğu vardır.
*
Her doğru söyleyene inanma.
*
Savaşlar yalnızca savaş için açılır. İnsanlık bunu kendi kendine itiraf etmediği sürece, savaşla gerçek anlamda savaşılamaz.
*
Tarihte hayvanlardan çok az söz edilmiştir.
(…)
Elias Canetti
(İnsanın Sılası, s. 14-25. İyi Şeyler yayıncılık, İstanbul, 1996. Türkçesi: Ahmet Cemal)
Gerçekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.