Tek kurtuluş: Doğrudan demokrasi
Doğrudan Demokrasi deneyiminde göreve getirmek te görevden almak ta doğrudan halkın oyu ve iradesi ile gerçekleştiğinden hiç bir kademe ve alanda atama ve tayin yöntemi ve icrası olmayacaktır.

Toplumun toplum olarak kalabilmesi için ahlak olmak zorunda.
Toplum kavramı çokça insanın bir arada yaşaması ile sınırlı bir kavram olmanın ötesinde bir kavramdır.
Binlerce Bizon da, on binlerce Kırlangıç ta bir arada yaşar. Ancak bu büyük kümelenmelere toplum diyemeyiz. Sürü deriz.
Oysa insan türü diğer tüm canlı türlerinden farklı bir türdür.
Bu farkın özü ve esası nedir?
Türümüzün bilişsel beceri geliştirmiş olması ve bilişsel becerilerinde örüntüler yapabilmesidir.
Düşünüyor.
Düşünürken soyutlama yapabiliyor.
Bilgi ve tecrübeyi biriktirip aktarımlar yapıyor.
Yaşamda edindiği algoritmalar üzerinden üretim yapma ve davranış geliştirme becerisi var.
İş ve uğraş içinde tekil gücün ötesinde bir güç ve enerji gerektiren durumlar- olgular ortaya çıktığında ise çoğulun çabasını ( işbirligi ve güç birliği) örgütlemeyi başarıyor.
İşte bu işbirliği ve güç birliğini yapabilme, düşünebilme
becerisine BİLİŞSEL BECERİ diyoruz.
Bilişsel beceri sıradan bir iş ve yetenek değildir.
Türümüzün hem insanlaşmasını, diğer canlılardan farklılaşmaya başlamasını sağlayan ve hem de insan türlerinden biri olan Homo Sapiensin gezegende yaşamda kalabilmesini sağlayan çok önemli bir beceridir.
Bu beceriyi geliştiremeyen bir düzine kadar başka insan türlerinin
gezegende yaşama tutunamayıp yok olduklarını, seleksiyona uğradıklarını
biliyoruz.
İnsan türü tarihsel toplumsal yolculuğunda toplum olma yolunda birçok öznel değer
geliştirmiştir.
Bu değerler toplumu toplum yapan olgulardır.
Ahlak bunlardan biridir.
Yardımlaşma kültürü, dayanışma, sevmek, saymak, paylaşmak, hak ve hukuka göre davranmak iyi bir ahlakın kök davranışları olarak sıralanabilir.
Bu kök davranışlarda istikrarlı bir kararlılık ve ısrarcılık
olursa toplumda yalan, hırsızlık, dolandırıcılık, ispiyonculuk, çalmak, hak
yemek, zorbalık... başta olmak üzere toplum olmayı aşındıran, yozlaştıran ve
dejenere eden davranışlar ve duygu örüntüleri olmaz- gelişmez.
Günümüzde gezegenimizde ahlak erozyonu tam hız devam etmektedir. Ahlak
zayıfladıkça ve erozyon hız kazandıkça etik de taciz ve tecavüze uğramaktadır.
ETİK gündelik kulanımda ahlak ile sıkça karıştırılan bir kavramdır.
Oysa Ahlak ile Etik aynı şey değildir.
Etik yapılabilir olanın sınırını aşmak demektir.
Yapılamayacak olanı- yapılmaması gerekeni yapmak ise Etik'i çiğnemek demektir.
Muhtaç birinin beş tane ekmegi çalması ahlak dışılıktır. Ahlak eksikliği ve zayıflığıdır.
Muhtaç olmayan birinin aynı şeyi yapması ise etik dışılıktır.
Yere düşmüş birinin yanından ilgisiz- yardım etmeyerek geçmek ahlaksızlıktır.
Ama yerdekinin yanından geçerken yerdekine tekme atmak ve geçmek etik dışılıktır. Vb...
Günümüzde ahlak artık neredeyse belirsiz hal almış bulunuyor.
Dayanışma, paylaşma, yardımlaşma, insanları sevme ve sayma, hak hukuk gözeterek
yaşamak, dürüst olmak vb. erdemli davranış ve duygular aşındığına ve yapılmaması
gerekenler yapılır olduğuna göre etik de erozyona uğruyor demektir.
Etik ortadan kalktığında toplum diye bir şey kalmaz.
Etiki korumamız toplumu korumakla aynı anlama gelir.
Mevcut Temsili Demokrasi yöntemi ve seçeneği ahlak ve etikte aşınmaya yol açtığına göre bu yol ve yöntemin değiştirilmesi gerekir.
Bilim devleti ve bilimin yönetiminin geliştirilmesine kadar geçecek sürede bir
ara ve geçiş yöntemi olarak DOĞRUDAN DEMOKRASİ yol ve yöntemini insan türü geliştirmelidir.
Doğrudan Demokrasi esas olarak:
Her alan ve kademedeki yöneticilerin doğrudan halk tarafından seçilmesi ve atama denen usul ve yetkilendirmenin tümüyle ortadan kalkması anlamına gelir.
Doğrudan Demokrasi deneyiminde göreve getirmek te görevden almak ta doğrudan halkın oyu ve iradesi ile gerçekleştiğinden hiç bir kademe ve alanda atama ve tayin yöntemi ve icrası olmayacaktır.
Etik’i tümüyle korumak ve ahlakı egemen kılarak ahlaklı bir toplum ve düzen geliştirmek Doğrudan Demokrasi ile imkan dahilindedir.
Atama ve yetkisizlendirme işi kişilerin işi ve yetkisi olmaktan çıktığında ahlakın yeniden tesisi olanak dahiline girer.
Ve etik, (yani potansiyel olarak yapılması mümkün olmakla beraber yapılmaması gerekenler) artık çignenmeyen sınır olarak toplum çeperlerini korumaya devam eder.
Yandaşlık, yaranmacılık, biat, rüşvet, ikiyüzlülük ve yalancılık, kayırmacılık
vb. ihtiyaç olmaktan çıkar.
Zira doğrudan demokrasideki her iş ve alandaki seçim zorunluluğu ve bunun
ilgili toplum kesimince doğrudan yapılması ilkesi yukarıda sıraladığımız
erdemsiz hal ve davranışların zeminini ortadan kaldırır.
Doğan Karaağaç
Gercekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.