O 'şuh' Şangaylı Kadın
Rita Hayworth eşi Orson Welles'le oynadığı Sherwood King filminin setinde Türk sigarası içmişti.

6 Mart 1950…
Hayat ve Ses mecmuaları tanıtmıştı kızıl saçlı aktristi.
1947’de başrolünü oynadığı film 1960’larda ülkemize gelmişti. Şimdi beyaz perde’ de izleyecektik.
Rita Hayworth’du adı…
Şanghaylı Kadın / The Lady from Shanghai filminin izlemesini gerektiren farklı bir özelliği vardı. Filmin çekimi sırasında sette 3 Türk konuk bulunuyordu. Konukların izlediği çekimi yapılan sahnede, Rita Hayworth, bir teknenin güvertesinde babafingo direğine yaslanarak sigara içecekti…
Ancak o zamanlar Amerikan sigaraları çok ince olduğundan iyi görüntü vermiyor, belli olmuyordu. Bu sorun gündeme gelince, Ankara’dan gelen konuklardan birisi tabakasından, daha kalın olan bir Türk sigarası çıkardı. Sigaranın üzerinde, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün adının baş harfleri olan İ ve Ö yer alıyordu. Özel bir sigaraydı.
Rita o dönemde filmin yönetmeni ve kocası olan Orson Welles’le birlikte canlandıracağı sahnede, kendisine ikram edilen sigarayı, “Gerçek Türk sigarası! Bayılırım” diyerek dudakları arasına yerleştirdi; çekime geçildi.
Sherwood King’in aynı adlı kitabından Orson Welles tarafından beyaz perdeye uyarlanan filmde, evli ve sırlarla dolu bir kadına (Rita Hayworth) âşık olan İrlandalı maceraperest bir denizcinin (Orson Welles) gizemli öyküsü canlandırılır.
Baştan çıkartıcı kadın ve kocası Arthur’la (Everett Sloane) ölümcül bir yolculuğa çıkan denizcinin öyküsü, ölüm ve kanla noktalanır. Filmin aynalı cinayet sahnesi; kurgusu, ekran formatı ve görüntü kullanımıyla bugün bile nasıl çekildiği anlaşılmayan usta işi bir sekanstır.

Rita Hayworth Gilda (1918 - 1987)
Neyse…
Türk gençliği sırf ‘sigara sahnesi’ni izlemek için Ulus’taki Yeni Sinema’nın salonunu doldurmuştu. Acaba ünlü yıldızın dudakları arasındaki sigaranın üzerindeki İ ve Ö harflerini görebilecekler miydiler!
Tüm zamanların en güzel aktrislerinden olan Rita’nın kaderi ne yazık ki, kendisi kadar güzel olmadı. Gerçek yaşamında oynadığı rol, Hollywood’da canlandırdığı tüm karakterlerden daha ışıltılı ama hoş olmayan bir sona sahipti.
O şuh kadın 17 Ekim 1918’de New York, Brooklyn’de doğdu. Ailesinin izinden gitmek için dans eğitim aldı. On altı yaşında ilk kez Dante’nin Cehennemi (1935) filminde rol aldı.
Arkası gelecekti…
You’ll Never Get Rich / Asla Zengin Olmayacaksın (1941) filminde Fred Astaire ile yaptığı muhteşem dans onu parlattı. Film, onu ünlü yapacak olan sıcaklığı ve baştan çıkarıcı canlılığı yansıtan bir filmdi. Doğal, ham güzelliğini, aynı yılın ilerleyen aylarında çekilen “Blood and Sand / Kanlı Meydan” (1941) filminde sergileyecekti. Sonraki filmleri hiçbir zaman önceki başarısına yaklaşamadı. Bu düşüş, “The Lady from Shanghai / Şangaylı Kadın” (1947) ve “Champagne Safari / Şampanya Safarisi” (1954) filmlerinde başladı. “Gilda”da (1946) onu süperstar yapan cinsel karizmasını ortaya koymuştu. Ama Rita için evlilik mutluluğu daha önemli, ulaşılması zor bir hedefti. 1960’larda birkaç önemsiz filmden sonra kariyeri sona erdi. Son filmi “The Wrath of God / Tanrı'nın Gazabı” (1972) oldu.
Derin bir oyuncu değildi Rita Hayworth. Dansçıydı… Göz alıcı kişiliğe sahip, bir seks sembolüydü. Bu nitelikleri onu profesyonel olarak daha ileriye taşıyamazdı.
Yaşamına 5’i nikahlı olmak üzere toplam 41 erkek girdiği, alkole olan düşkünlüğü yazıldı. 1960’ta, 42 yaşında erken başlangıçlı Alzheimer hastalığına yakalandı. 20 yıl süren amansız hastalık 14 Mayıs 1987’de New York’ta 68 yaşında ölümüne neden oldu.
Selim Esen
Gercekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.