30 Ekim 2026
Son Dakika
Selim Esen
Selim Esen

5. Millî Eğitim Şûrası

Maarif Vekili Ulaştırma Bakanlığı görevini yapan aşırı milliyetçi ve tutucu tavrıyla bilinen Tevfik İleri idi. O yıl CHP, iktidarı DP’ye toplamda 1 591 039 ilkokul öğrencisi, 17 106 okul ve buralarda görev yapan 34 822 öğretmen bırakmıştı.

5. Millî Eğitim Şûrası

1950 yılı…

Can Yücel ölüm düşüncesi ile baharın taptaze coşkusunu aynı düzlemde buluşturduğu Baharla Ölüm Konuşmaları eserinin 6. Başlığında anlatır:

“Buket diye bahçeli bir meyhane vardı Yenişehir’de

Yıkıldı çoktan GİMA var şimdi yerinde

Kenarı küplerle çevrili o küçücük havuzun

Yamacında bir masa

Cahit Ağabey’le otururduk yaz gecelerinde

Fıskiyenin serpintisiyle sırılsıklamdı muşamba

Zaten Cahit’in gözleri daima yaşlı

‘Şunu siliver’ derdi garsona

‘Şu muşambayı siliver, mirim!’

Ne Cahit kaldı ne Buket ne fıskiye

Yine de bu bahar öğlesinde

Fıskiyenin üstündeki o kırmızı top gibi

-İsterse kalpten olsun, isterse-

Hop hop ediyor ya yüreğim bidüziye.”

Ziya Gökalp’ten Selanik caddesine dönünce bahçe içindeydi Buket Lokantası. Ufacık, bulvarla bina arasına sıkışmış, bir şerit gibi ince bahçesi olan bir yerdi. Yıktılar… Yerine, bir otel diktiler, Modern Palas… Daha çok Amerikalı subaylar kalırdı. 60’lı yıllarda altında bir disko açılmıştı. Sonra oteli de yıktılar. Yerinde Modern Çarşı adında bir bina yükseldi.

1950 yılı Türkiye’nin sevinci, hüznü birlikte yaşadığı yıllardan birisidir. Meyhane’de demlenenler bir yanda, ülke için ter dökenler bir yanda…

Maarif Vekili Ulaştırma Bakanlığı görevini yapan aşırı milliyetçi ve tutucu tavrıyla bilinen Tevfik İleri idi. O yıl CHP, iktidarı DP’ye toplamda 1 591 039 ilkokul öğrencisi, 17 106 okul ve buralarda görev yapan 34 822 öğretmen bırakmıştı.

DP, gençleri güçlü “milli ve manevi değerlerle” yetiştirme düşüncesiyle 21 Ekim 1950 tarihinde bir karar aldı:

Din dersleri ilkokulların 4. ve 5. sınıflarında zorunlu hale getirilecek, yanı sıra, Cumhuriyet Savcılığı’ndan şimdiye kadar komünistlik yaptığı iddiasıyla tevkif edilen öğretmenlerin isimleri istenecek.

Ve o yıl hükümet Halkın kültürel düzeyini yükseltmek amacıyla kurulan Halkevleri ve Halkodalarını 11 Ağustos 1951 tarihinde kapattı, mal varlıklarını da hazineye devretti.

Din dersleri konusu tartışmalara neden oldu.

5-14 Şubat 1953 tarihlerinde toplanan 5. Milli Eğitim Şûrası’nda Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Profesörü Bülent Nuri Esen raporun 15. maddesini eleştirdi din eğitiminin uygun olmadığını söyledi:

“...Rapor, çok ileri bir Türkiye görüşü ile tanzim edilmiştir. Yalnız bunun için de bir kambur, bir sui teşekkül (kötü/hatalı oluşum) gördüm. Bendenize öyle geliyor ki  komisyon bir emrivakinin (oldubittinin) kurbanı olmuştur... 1953 milat yılında yaşıyoruz. 1948 yılında çıkmış İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine bizde imzamızı attık. Bu vesikanın 18. maddesi diyor ki; herkes inanışında ve dini akidesinde serbesttir. Ancak özel surette eğitimle bunu sağlamak mümkündür. Resmi eğitimle bunu sağlamamalıyız. Meselenin esasını niçin münakaşa etmediniz? Rica ederim, Türkiye teokratik bir devlet değildir. Gerçi getirdiğiniz çareler Pakistan devletinin anayasasına göre çok yerindedir. Fakat Pakistan teokratik bir devlettir. Türkiye teokratik değildir. Hür vatandaş yetiştirmek istiyorsak akidelerinde hür bırakmak mecburiyetindeyiz. Anayasaya bağlı olarak bir kimse olarak, diyorum ki; bu dersin programlardan çıkarılması hususunda bir temenni izhar etmemiz lazımdı. İşte ben bu temenniyi izhar etmek için huzurunuza çıktım.”

Bakan İleri’nin maddeyi savunması üzerine yeniden söz alan Profesör Bülent Nuri Esen meselenin dini açıdan değil devletin düzeni açısından düşünülmesi gerektiğini, laik devletlerin uygulamalarına bakıldığında bu uygulamanın doğru olmadığını savundu ve bakanın görüşlerine karşı çıktı;

“...Muhteşem Tevfik İleri biraz önce bendenizi bilgilendiren sözler söylerken bir ara uluorta Mustafa Kemal adını ortaya atmayalım, dediler... Şunu arz etmek isterim ki memlekette laikliğin prensibine aykırı ve mekteplerde dini tedrisat vaaz edilmesi mevzuu gibi devletin istinat ettiği ana hukuk fikrine münafi (aykırı, zıt) bir mesele görüşülürken bu devleti kuran insanın anılmamasına imkân yoktur... İşin asıl izah edilmesi lazım gelen cephesi dini tedrisatın okullara konması keyfiyetidir. Programlara girmesi işi, bir kanunsuzluk meydana getirmiştir... Demokrasinin ana fikirlerinden, prensiplerinden bir tanesi devletin laiklik esasıdır... Bunları mezcetmek (karıştırmak, katmak) suretiyle dedim ki hükümet yanlış karar almıştır…”

Genel kurulda daha sonra söz alan konuşmacıların çoğu raporun lehine görüşler bildirerek din dersinin ilköğretim programına girmesine olumlu yaklaştılar.

Bu satırların sahibi Lise son sınıfa geldiğinde 5. Adnan Menderes Hükümeti işbaşındaydı. Maarif Vekilliğini Atıf Benderlioğlu yürütüyordu. İlk mezunlarını 1942’de veren Köy Enstitülerinin 1951–52 öğretim yılı son öğretim yılı oldu.

Köy Enstitüleri on yıl içinde ilköğretime 17 341 öğretmen, 8675 eğitmen kazandırdı. Türk millî eğitim tarihinde bu kadar hızlı ilerleyiş ilk kez görülmüştü. İlköğretimde okullaşma oranı 1940’da %37,1 iken bu oran 1950’de %65,5’e çıktı. Ayrıca Enstitülerde köyler için sağlık personeli de yetiştirilerek köy sağlığının iyileştirilmesine katkıda bulunuldu. Köy Enstitülerinde 1946–1950 yılları arasında 1248 köy sağlık memuru yetişti.

1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle bu kurumun kapanma süreci hızlandı. 1950–1951 öğretim yılında kız öğrenciler ayrı enstitülerde toplandı, enstitülerde karma eğitime son verildi. Sağlık Bakanlığının köy sağlık memurlarına ihtiyaç kalmadığını bildirmesi üzerine, aynı yıl, Köy Enstitülerinde sağlık kolları tümüyle kapatıldı, köy çocuklarının köy sağlık memuru olma fırsatları ellerinden alındı.

1951 yılında, yine DP halkevlerinin kapatılmasını, her türlü menkul ve gayrimenkul varlıkların hazineye devrini öngören 5830 sayılı kanunu kabul ederek, bu kurumları kapattı.

İşte…

1950’de Buket Meyhanesi’nde Can Yücel ve Cahit Külebi’nin yürekleri hop, hop ederken, eğitimde geriliyorduk.

Tıpkı bu gün olduğu gibi.

Selim Esen

Gercekedebiyat.com

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Selim Esen — Diğer Yazıları

Tümü →