Ziya Gökalp anılıyor
Türk düşünce, kültür ve siyaset tarihinin önemli kişilerinden şair, yazar, sosyolog ve siyasetçi Ziya Gökalp, vefatının 102. yıl dönümünde anılıyor.
Çalışmalarında dil, kültür, eğitim, ahlak ve toplum konularını ele alan Ziya Gökalp, Türk kültürünün incelenmesi ve milli kimliğin oluşumu üzerine fikirler geliştirdi.
ZİYA GÖKALP KİMDİR? ZİYA GÖKALP’İN HAYATI
Asıl adı Mehmet Ziya olan Gökalp, 23 Mart 1876'da Diyarbakır'da dünyaya geldi. Babası Mehmet Tevfik Efendi, Diyarbakır Vilayeti Evrak Müdürlüğünde çalışmasının yanı sıra Diyarbekir Gazetesi'nin yayın sorumluluğunu üstleniyordu.
Annesi Zeliha Hanım ise Diyarbakır'ın tanınmış ailelerinden Pirinççizadelere mensup Hacı Salih Ağa'nın kızıydı. Eğitimine mahalle mektebinde başlayan Gökalp, 1886'da Mekteb-i Rüştiye-i Askeriye'ye girdi. Amcası Hacı Hüseyin Hasib Efendi'den Şark ilimleri ve felsefe dersleri aldı, Arapça ve Farsça bilgisini geliştirdi.
Daha sonra İdadi-i Mülki'de öğrenim gördü. Eğitimini sürdürmek amacıyla İstanbul'a giden Gökalp, maddi imkânsızlıklar nedeniyle Mülkiye Baytar Mekteb-i Alisi'ne kaydoldu. Öğrencilik yıllarında siyasetle ilgilenmeye başlayan Gökalp, İttihat ve Terakki Cemiyetine katıldı. 1898'de Diyarbakır'a döndükten sonra siyasi faaliyetleri ve yazıları nedeniyle tutuklandı.
Serbest bırakılmasının ardından yeniden İstanbul'a gitse de hakkındaki soruşturma nedeniyle okuluna devam edemedi. Siyasi yazıları dolayısıyla tekrar tutuklanan Gökalp, yaklaşık 10 aylık tutukluluk döneminin ardından Diyarbakır'a döndü. 29 Aralık 1900'de Vecihe Hanım ile evlenen Gökalp, Diyarbakır'da bulunduğu yıllarda yerel yönetimdeki sorunlara karşı mücadele etti.
1905 ve 1907'de arkadaşlarıyla Diyarbakır Telgrafhanesini işgal ederek tepkisini ortaya koydu. Bu dönemde siyasi ve kültürel yazılar kaleme almayı sürdürdü. İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra İttihat ve Terakki Cemiyetinin Diyarbakır teşkilatında görev alan Gökalp, siyasi yazılar yazdı. Selanik'te bulunduğu dönemde Genç Kalemler başta olmak üzere çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem'in de yer aldığı Yeni Lisan hareketiyle ilişkilendirilen Gökalp, Türkçenin sadeleşmesi ve milli edebiyat anlayışının gelişmesine yönelik tartışmalarda etkili oldu.
Turan şiirinde Türk dünyasına ilişkin düşüncelerini dile getiren Gökalp, 1912'de İstanbul'a taşındı ve Ergani Madeni mebusu seçildi. 1913-1919 yılları arasında Darülfünun'da sosyoloji dersleri verdi. Gökalp, 1914'te ilk şiir kitabı Kızıl Elma'yı yayımladı. Türk Yurdu dergisinde kaleme aldığı yazılarını 1918'de Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak adıyla kitaplaştırdı. Aynı yıl Yeni Hayat adlı eserini de okurla buluşturdu.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından, 28 Ocak 1919'da tutuklanan Gökalp, daha sonra bir grup İttihatçı ile birlikte Malta'ya sürgüne gönderildi. Sürgün hayatı 1921'de sona eren Gökalp, Türkiye'ye döndükten sonra bir süre Ankara'da bulundu.
Ardından Diyarbakır'a giderek Küçük Mecmua'yı çıkarmaya başladı. Dergide Türk kültürü, folklor ve halk edebiyatı üzerine çalışmalara yer verdi.
1923’te Telif ve Tercüme Encümeni başkanlığına getirilen Gökalp, aynı yıl Diyarbakır milletvekili seçildi. Türkçülük düşüncesini sistematik biçimde ele aldığı Türkçülüğün Esasları ile Türk Töresi ve Altın Işık adlı eserlerini de aynı yıl yayımladı.
Gökalp’in düşünce dünyasında kültür ve medeniyet ayrımı önemli bir yer tuttu. Millî kültürün korunması ve geliştirilmesi gerektiğini savunan yazar, Batı medeniyetinden yararlanma düşüncesini de yazılarında işledi. Dilin ve ortak kültürel değerlerin millet hayatındaki önemine dikkat çekti.
Hayatının son döneminde sağlık sorunları yaşayan Gökalp, 14 Ekim 1924’te İstanbul’daki Fransız Hastanesine yatırıldı. Tedavi gördüğü hastanede 25 Ekim 1924’te hayatını kaybetti ve Sultan Mahmut Türbesi’nin bulunduğu hazireye defnedildi.
Ziya Gökalp’in doğumunun 150. yılı dolayısıyla 2026’nın Ziya Gökalp Anma Yılı ilan edilmesi kapsamında, düşünürün hayatını ve fikirlerini konu alan Göğe Yazılmış Bir Alp adlı tiyatro oyunu Balkanlar’da sahnelendi.
Devlet Tiyatroları, TÜRKSOY ve Yunus Emre Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen turnede oyun, Kuzey Makedonya’nın Gostivar ve Üsküp kentlerinin ardından Kosova’nın Prizren şehrinde izleyiciyle buluştu. Ankara Devlet Tiyatrosu ekibi, 2. Uluslararası Prizren Türkçe Tiyatro Festivali’nin kapanışında sahnelediği oyunla turneyi tamamladı.
Derya Özer’in yazdığı, Cem Sel’in yönettiği ve Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Kesim’in başrolünde yer aldığı eser, Gökalp’in çocukluk yıllarından Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan yaşamını sahneye taşıyor.
Gercekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.