Sel Yayıncılık'tan Eylül ayı kitapları
Sel Yayıncılık'ın Eylül ayında satışa sunduğu yeni kitaplardan özellikle üçü, bizim de edebiyat okurları için önerdiğimiz kitaplar.
|
|
|
|
|---|
|
Fransız edebiyatının en sıradışı ve üretken kalemlerinden, prestijli Goncourt ödülünü iki kez kazanmış Romain Gary, namıdiğer Émile Ajar, aydınlık bilincini derin bir mizah duygusuyla harmanladığı ve şiirsel bir dille kaleme aldığı başyapıtı Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı'da, tek başına ayakta durmaya çalışırken biricik oğlunu da yetiştirip hayata hazırlamak için boğuşan göçmen bir kadının zorluklar karşısında verdiği amansız mücadeleyi, onun ihtişamlı bir yazgıya erişebilmesi adına seferber ettiği o büyük enerjiyi ve oğlunun "çok sevdiği o kadının naif hayallerinin yansımasını" yaşamına aktarabilmek için gösterdiği muazzam çabayı anlatır.
Sığındığı müşfik kucakta dünyanın tüm acımasızlığına göğüs geren direngen bir çocuğun, Gary'nin yaşamından kesitler içeren, her aşamasında yaşamla ölümün, yoksullukla yüceliğin kol kola gezdiği bu önemli eserinde, anlatıcının askeri ve diplomatik kariyerinden edebi başarısına ve insan ilişkilerine dek her şey, sarsılmaz karakterli, duygulu, heyecanlı ama aynı zamanda katlanılmaz annenin sevgisi altında şekillenir.
Benliğiyle boğuşmaktan sıkılan ve yarattığı personayla edebiyat otoritelerine çalım atan Gary'nin hayatının şafağında verdiği sözün romanı olan bu başucu kitabı, yazarın diğer tüm kurgularının izleğinin sürülebileceği bir başlama vuruşu...
|
|
|
|
|---|
|
ABD'de köleliğin kaldırılmasından neredeyse yüz yıl sonra, siyahlara yönelik ırkçılığın, nefretin, şiddetin ve baskının hız kesmeden sürdüğü bir Güney eyaletinde, siyahi çiftçi Tucker Caliban, "anlam verilemeyen" eylemiyle beyazları dehşete düşürür: Tüm tarlasına tuz döker, ağaçlarını keser, hayvanlarını öldürür, evini ateşe verir ve hiçbir açıklama yapmadan ailesiyle birlikte eyaleti terk eder. Bu sessiz isyan, benzeri görülmemiş bir göçün, tüm siyahların Caliban'ın ardından eyaleti terk etmesine yol açan bir exodus'un fitilini ateşler. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Eleştirmenler tarafından "Amerikan edebiyatının kayıp başyapıtı" olarak nitelendirilen Güz Dönümü'nde Kelley, siyahların hikâyesini, beyazların pek de hoşlanmayacağı bir şekilde, bizzat onların gözünden anlatır. Irkçılığın 60'lı yıllarda da en az şimdiki kadar yakıcı bir sorun olduğu ABD'de, bir siyah tarafından kaleme alınan bu eşsiz romanın görmezden gelinmesi belki de bu yüzden şaşırtıcı değildir.
Güz Dönümü hem ayrımcılığın dehşetli etkilerine, hem de yaşama ve direnişe dair keşfedilmeyi bekleyen bir klasik.
(Yayınevinin tanıtım metninden)
Gerçek Edebiyat |
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.