Hasretlikler içinde / Ali Hikmet
Selim Esen'in hazırladığı Türkiye Yazıları Dergisi Şiir Antolojisi'nden harf sırasına göre yayınladığımız şairlerden Ali Hikmet'in şiirini yayınlıyoruz.
AKLINA GETİR
Ne zaman yalnızlıklar sarsa seni
Sıcak rüzgârlar ülkesinde,
Uzaklıkları sevdana kat;
Unutma buraları.
Arkadaşlıkları, uğruna and içtiğimiz sevdayı…
Her şeyi her şeyi aklında tut
Unutma.
Bir şeyler de senden kalsın
Şu delikanlı dünyaya.
Bir dövüş öncesi hatırla
Halkın sadık bir evladını aklına getir.
Hayatımız özeti olsun hayatlarının.
Hadi soğuk bir şubat akşamına çek beni
Bir uzak yolculuk öncesine
Hüzün mü yağıyordu dağlara, üşüyor muyduk?
Ateşler yakmıştık bağrımızda…
Ötesini sorma
Anladın işte.
Bir serüvenci değildin ki
Umarsız bir kırgın değildin sen
Çevir umutsuzluğunu umuda
Kırmızılar kuşan yine aklar kuşan üstüne
Ayak dire şu eskimiş toprağa
Davran, davran ki
-Olur olmaz küller yağar başına.
Bak görüyor musun kuşlar uçuyor?
Çanlar çalıyor duymuyor musun?
Yaşamak sevmektir inan buna
Sevmekse savaşmak ister uğruna.
HASRETLİKLER İÇİNDE
Ve işte yapışıyor yakama
Kalın bir ayrılık şiiri yazma isteği,
Yüreğimde durmadan kanayan
Kanayan karanfillerle.
Oysa kaç kez bakakaldım bakışlarına
Kıyısında durarak
Vadeden bir uçurum olan gözlerinin.
Vaadeden bir uçurum oldu işte hayat
Yollarda devriyeler, sirk reklamları
Kapkara kent
Aysız hüzünlü gece bizim olmayan.
Yine nerde “operasyon” var
Kalbim, yine nerde. Ki
Duyumsanır her yerde Maraş’ın öfkeye
duran hüznü
Kaldım hasretlikler içinde
Kahırları düşündüm
Kahredenleri
Ve yiğit bir halk türküsü olarak seni
-Gül alıp satmanın zamanı değil-
Hey hey
Yine de değil.
Bir damar gürül gürül kanıyor burada
Yurdumda.
Bir yıldız kayarken
Kim bilir neresinde dünyanın
Durdum seni düşündüm;
Yaşanmamış günleri beklercesine
Güneyli bir kuş kanadından.
Durdum seni düşündüm
Ve anladım, anladım ki artık
Hep bir hasret kıvamında
Kavga da
Sevdamız da.
İŞTE BÖYLE
Serçe misin sen?
Benzersiz telaşın
Doyumsuz ürkekliğinle.
Kilometrelerce esmersin
Ve yoğun bir Akdeniz taşıyorsun
Gülüşünle.
Bak bu senin şarkın
Umutsuzluktan edinmişsin besbelli.
Oysa şirinsindir
Biraz da çocuk.
-İşte, kumlarla oynuyor ayaklarından biri-
Bir de allah saklıyorsun evinde
Oldukça şöven
Ve bir o kadar taş.
Ya kendi allahını yeneceksin
Ya da anısız kalacaksın
Bir çiçeğe denk düşer ikinci adın
Firari de olsa sevdan
Halklara konu-komşu olduğun da doğrudur.
Ama bak
Usulca ayrılıyorsun bu aşktan,
Uçuşurken saçların hâlâ
Örneğin, bir parkta
Hergün…hergün
Eskimekte olan bir kanepede…
İşte böyle.
(Türkiye Yazıları, sayı:42, Eylül 1980, s.28)
Ali Hikmet, (1971-50 yaşında), İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Bazı firmalarda reklam senaryosu yazarı olarak çalıştı. İlk şiiri 1989 yılında Milliyet Sanat dergisinde yayınlandı. 1996’da ilk kitabı “Küf”ü yayınlandı. “Şeytan Uçurtması” adlı ikinci şiir kitabı ile Behçet Necatigil Ödülü’ne lâyık görüldü.
Gerçekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.