11 Ekim 2026
Son Dakika

Bektaşî edebiyatının son klasiği Dîvân yayımlandı

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Bektaşı edebiyatının son klasiği sayılan Garbi'nin Divan'ını yayımladı.

Bektaşî edebiyatının son klasiği Dîvân yayımlandı

  Edebiyat ve tasavvuf meraklıları için benzersiz bir çalışma: Bektaşî edebiyatının son klasiği "Dîvân”

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), "Dîvân" adlı kitabı okurlarıyla buluşturuyor. 18. yüzyıl Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen şair ve mutasavvıf Gurbî hem şiirleri hem de tasavvufi görüşleriyle döneminin entelektüel ve manevi atmosferine derinlemesine nüfuz eder. Gurbî’nin kaleme aldığı “Dîvân”, Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e, dört halifeye, Hacı Bektaş-ı Veli’ye ve özellikle Hz. Ali’ye duyduğu derin muhabbeti etkileyici bir üslupla yansıtır. H. Dursun Gümüşoğlu ve Erdoğan Ağırdemir tarafından yayına hazırlanan bu önemli eser, edebiyat ve tasavvuf meraklıları için vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde. 

VBKY’nin klasik kitaplığı, "Dîvân” adlı kitap ile genişlemeye devam ediyor.  18. yüzyıl Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Gurbî hem şiirleri hem de tasavvufi görüşleriyle döneminin entelektüel ve manevi atmosferine derinlemesine nüfuz eden bir şair ve mutasavvıftır. Sırbistan’ın kadim şehri Yenipazar’da (Novi Pazar) doğan bu gönül eri, ömrünün yetmiş beş yılını Anadolu, Rumeli, Edirne ve Bosna’nın manevi ikliminde geçirdi. Kendini daima gurbette hisseden şair, bu hüznü “Gurbî” mahlasıyla ölümsüzleştirdi. Seyyid Ali Sultan Dergâhı’nda Muhammed Musli Baba’dan nasip alarak Bektaşîliğe intisap etti ve bu yolun önemli bir temsilcisi oldu. 1722’de Bosna’da kaleme aldığı “Dîvân”ı; Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e, dört halifeye, Hacı Bektaş-ı Veli’ye ve özellikle Hz. Ali’ye duyduğu derin muhabbeti etkileyici bir üslupla yansıtır. Onun şiirleri, tasavvufun incelikleriyle örülü, felsefi bir derinlik taşır. Bu kitap, edebiyat ve tasavvuf meraklıları için vazgeçilmez bir kaynak. 

Kitaptan: 

“Diler isen ki hidâyet bulasın 

 Hakk Te‘alâ’dan ‘inâyet bulasın 

 Terk it a‘dâyı bidâyet bulasın 

 Rabbün özinde nihâyet bulasın 

 Gam degüldür gide dünyâ kala dîn 

 Gam oldur kim kala dünyâ gide dîn” 

GURBİ KİMDİR? GURBİ'NİN HAYATI

Şair hakkında, araştırdığımız kaynaklarda yaşamı ile ilgili yeterli bilgi mevcut değildir. Kendisi hakkındaki kısıtlı bilgilere Dîvân’ındaki şiirlerinden ulaşabiliyoruz. Gurbî’nin 1698/99 - 1771/72 yılları arasında yaklaşık 75 yıl yaşadığı; Anadolu, Rumeli, Edirne ve Bosna’da bulunduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde Sırbistan’ın Sancak bölgesinde kalan Yenipazar’da (Novi Pazar) doğmuştur. Dîvân’ında; adının Ahmed (Dervîş Ahmed), babasının adının Ali, mahlasının ise Gurbî olduğunu belirtmektedir. Allah’a layıkıyla yakınlaşamadığını, kendisini gurbette gibi hissettiğini, bu nedenle “gurbet” kelimesinden “gurbete ait, sıla hasreti çeken, gurbetlik, gurbete düşmüş, garib, yabancı” gibi anlamlara gelebilecek “Gurbî” kelimesini kendisine mahlas olarak seçtiği anlaşılmaktadır. Seyyid Ali Sultan Dergâhı’nda dönemin postnişini “Rahmî” mahlaslı Muhammed Musli Baba’dan nasip alarak Bektaşîliğe intisap etmiştir. Gurbî’nin, Seyyid Ali Sultan Dergâhı’nda mürşidinden sonra postnişinlik yaptığı anlaşılmakla beraber, Yenipazar’a ne sebeple gittiği bilinmemektedir. Yenipazar’daki türbesi, günümüzde çevre halkı tarafından ziyaret edilmektedir. İki şiirinden dolayı onun Nakşibendîliğine dair izleri tespit edilebilse de gerek hakkında yazılan makalelerde gerekse Dîvân’ındaki açıklamalarından Gurbî’nin Bektaşîliği, tartışmaya mahal bırakmayacak kadar açıktır.  

Kitabın adı: Dîvân : Bektaşî Edebiyatının Son Klasiği  

Sayfa sayısı: 490

Gercekedebiyat.com 

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

İlgili İçerikler