15 Eylül 2026
Son Dakika
Ferruh Tunç
Ferruh Tunç

Cüneyt Arkın için mersiye

Bir yer aradık kendimize, yolun götürdüğü yerde,

Kayanın koruduğu, ağacın bir dal uzattığı…

 

Seninle, onunla, bizlerle

Hiçbirimiz daha akıllı değilken, oldu bunlar, birbirimizden…

 

O eski masumiyet çağında, ne kadar zengin olabilirdi ki zenginler

Ne kadar yoksul olabilirdi yoksullar, kardeşler gibiyken kardeşler

 

Biri şehir gazozu, öteki haşlanmış mısır satardı

Yarı renkli sinemaskop filmler oynayan yazlık sinemalarında kasabaların

 

-Mısırlar bahçeden

Gazozlar yerli malı-

 

Ve sen haykırdın perdeden, koçum Malkoçoğlu, hangi madrabazaysa artık: “Nayır! Nolamaz!”

Biraz daha yer açardın böylece ruhlarımıza; gerçekçi olmayan fakat olması gereken şeyler yaparak

 

Islık, ıslık, ıslık…

Alkış, alkış, alkış…

 

Ah o zarif ve iyi kızlar, senin gibi birini beklerdi ertesi gün evlerinin penceresinde

Onurlu ve bıçkın mahalle delikanlıları, sana benzeyerek geçerdi sokaktan kostaklanarak

 

Şimdi ne oldu birden; başında beyaz bulutlar, gözlerinde çakır zeytinlerle

Atın -vallahi!- kırlarımızda hâlâ, kılıcın -billahi!- zihnimizde parıldarken

 

Ferruh Tunç
Gerçekedebiyat.com

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Ferruh Tunç — Diğer Yazıları

Tümü →