Gulliver'in yazarı Jonathan Swift
XVI. yüzyılın ilk yarısı, İngiliz edebiyatının klâsik çağıdır. Bu devrede birçok büyük yazarlar yetişmiş, fakat hiçbiri Swift'in kazandığı üne ulaşamamıştır. Cenazesinde sevdikleri anı olarak bir saç teli almış başında saç kalmamıştır.
19 Ekim 1745 günü, bütün İrlanda derin bir yasa gömülmüştü: Gulliver'in Yolculukları adlı şaheserin ünlü yazarı Jonathan Swift, o gün ölmüştü çünkü. Cenazenin halka teşhir edildiği Dublin'deki ev, kutsal bir yer gibi yüzlerce kişi tarafından ziyaret edildi. Herkes hâtıra olsun diye, ölünün saçlarından tutamlar kopardı. Kısa zamanda da, ölünün başındaki kır saçlardan eser kalmadı.
Jonathan Swift 30 Kasım 1667 de, İrlanda'daki Dublin'de doğmuştu. Anası ile babası İngilizdi. Babası daha önce ölmüş bulunduğundan, kendisini amcaları büyüttüler. Swift, Kilkenney okulunu bitirdikten sonra Dublin Üniversitesindeki Trinity Gollege'e girdi, burada yedi yıla yakın bir zaman, derslere pek fazla ilgi duymadan okudu. 1688 de Dublin'den ayrılıp Leicester'e, annesinin yanına gitti. Bn. Swift yoksul bir kadındı. Eşe dosta yalvardı, onların aracılığı ile Swift'e Sir William Temple'in yanında bir iş buldu. Sir William Temple önemli bir devlet adamı, parlâmento üyesi ve çok gözde bir diplomattı. 1680 yılından beri kamu işlerinden elini eteğini çekmiş, Surrey'deki Moor Park'ta oturuyor, boş zamanlarını da hâtıralar, çeşitli bir takım denemeler yazmakla geçiriyordu.
Swift, iki fâsıla hariç, bu koruyucunun yanında on yıl kaldı. Sir William hem onu çalıştırıyor, hem de kendisine ilâhiyat öğrenimi yaptırıyordu.
1692 de Swift doktorasını vererek İlâhiyat Fakültesini bitirdi. 1694 de Belfast yakınlarındaki bir kasabaya rahip tâyin edildi. Orada birkaç ay kalıp yine Moor Park'a döndü, Sir William 1699 yılında ölünceye kadar orada kaldı.
Sir William Temple ölürken Swift'e bir miktar para bırakmış, yazılarını yayınlamak görevini de ona vermişti. 1700 yılında İrlanda'ya gelen Swift, Lord Berkeley'nin sekreteri ve özel kilisesinin papazı oldu. Sonra onun aracılığı ile başka ruhani görevler aldı.
Swift o zamana kadar tarih okumuş, çağının büyük politika cereyanlarını incelemiş, fakat bunlara karışmamıştı. 1701 de ilk politik hicvini yazdı, politikaya daha ziyade ilgi duymağa başladı. 1705 ve özellikle 1707 de uzun zaman Londra'da kaldı. Bazı politik şeflerle temaslar kurdu.
1708 - 1710 arasında dini ve politik eserler yazdı. 1711 den 1714 e kadar yine Londra'ya gelerek uzun zaman oturdu. O zamanlar iktidarda olan Töry partisi için sözü dinlenir bir müşavir olmuştu. Ayrıca Examiner gazetesine yazılar yazıyor, İngiliz dilinin arıtılması ve düzeltilmesi için makaleler yayınlıyor, kamu oyunu Fransa ile barışa hazırlıyarak dış politikada da faal bir rol oynuyordu. Ününün zirvesine ulaşmıştı. Bu üne olduğu kadar, sözlerinin dinlenilmesine, düşüncelerinin sayılmasına da hak kazanmıştı. Bilgili, yetkili, bağımsız düşünceli bir adamdı. O günün olduğu kadar gelecek günlerin kudretli kişilerine karşı da pervasız davranmasını biliyordu.
Swift 1713 te, İrlanda'daki Dublin şehrinde Saint Patrick kilisesine başrahip tâyin edildi. Ertesi yıl kıraliçe Ann öldü, Tory partisi iktidardan düştü, Swift de kesin olarak bir sürgün hayatı geçirmeğe başladı. O günden sonra, yazdığı eserleri yayınladı. İngiltere içinde birkaç yolculuk yaptı. Başrahiplik görevleriyle, kendi şahsi dertleriyle uğraştı.
1720 ile 1744 arasındaki uzun devrede birçok eseri yayınlandı. Kendisini ölmezliğe kavuşturan ve dünya edebiyatının şaheserleri arasında yer alan Gulliver'in Yolculukları adlı kitabı da 1726 da çıktı.
Babasıyla anası İngiliz olduğu için, Swift belki ilk zamanlar İrlanda'yı sevmemişti. Fakat sürgün devresini bu memlekette geçirmek zorunda kalınca yalnız tevekkül göstermekle kalmadı, kendisine bağlı olanları hayal kırıklığına uğratmamak için elinden geleni yaptı. Çok geçmeden İrlandalıların saygısını, hayranlığını kazandı. 1726 da İngiltere'ye geldiği zaman âdeta bir zafer alayı ile karşılandı. 1735 de de bütün İrlanda onun doğum yıldönümünü büyük şenliklerle kutladı.
Jonathan Swift’in gönül maceraları
Bu dikkate değer adamın hayatında, gönül maceraları da yer aldı. İlkin birinci efendisi Sir William Temple'in isteğiyle 1689 da Esther Johnson adında bir kıza okuma yazma öğretti. Stella, yahut Esther Johnson büyüyüp yetişince de Swift ona gönül verdi. İrlanda'da, Londra'da buluştular, beraber yaşadılar, ayrı oldukları zaman mektuplaştılar. Swift bu arada Stella'nın Günlüğü’nü meydana getiren mektupları yazdı ki tek başına bunlar dahi edebi bir şaheser sayılır.
1716 da sürgüne gidişinden iki yıl sonra, Swift gizlice Stella ile evlendi. 1728 yılının Ocak ayında da Stella öldü. Fakat Swift son ana kadar kendisini Stella'ya bağlayan bağların niteliğini açıklamaktan kaçındı. Bu yüzden bazı tarihçiler, Swift'in evlenmiş olduğunu şüphe ile karşılamaktadırlar.
Swift'in ikinci gönül macerası yine Esther adında, fakat kısaca Vanessa diye adlandırılan bir kızla oldu. Swift onu 1710 da Londra'da tanımıştı. Öğrenimini de o idare etti. Genç kız Swift'e gönül verdi, 1714 te öksüz kalınca gelip Dublin'e yerleşti. Mektuplaştılar. Bunlar okununca ikisi arasında bir gönül macerası olduğu anlaşılmaktadır.
1722 de Vanessa, Swift'le Stella arasındaki gönül bağını öğrendi. Gürültülü kavgalardan sonra Swift'ten ayrılıp 1723 yılı haziranında kederinden öldü.
1738 de Swift'in aklında bir bozukluk olduğunu gösteren ciddi belirtiler görüldü. Bunlar ilkin geçti ama sonradan daha arttı, 1742 de ise korkunç bir hal aldı, büyük yazar kendini bilmez hale düştü. 1745 yılının 19 Ekiminden ölünceye kadar da ancak kısa sürelerle kendine gelebildi. Öldüğü zaman bütün İrlanda derin bir yasa büründü. Son saygı için ölüsünün önünden geçen ziyaretçiler, onun saçlarını adeta yağma ettiler.
XVI. yüzyılın ilk yarısı, İngiliz edebiyatının klâsik çağıdır. Bu devrede birçok büyük yazarlar yetişmiş, fakat hiçbiri Swift'in kazandığı üne ulaşamamıştır.
(Büyük Yazarlar ve Şaheserleri, Samih Tiryakioğlu, Doğan Kardeş Yayınları, İst. 1963. s. 41)
Gercekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.