Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde hem de / Ali Ekber Ata
Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde garip uygulamalar hem sol kültüre hem sosyalist anlayışa uymayan kapitalizmin en kaba biçiminde olması oldukça şaşırtıcı. Maddi gerçek her şeyin üzerindedir!
Önce bir soru:
Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde kapitalizmin yasaklar zincirinin simitten mi başlıyor?
24 Ekim günü dostum Aydın Öncel'le gazetecilere destek eylemindeydik. Daha önce de Moda Parkı'nda, yağmur altında gerçekleştirilen eylemde birlikteydik.
Eylem sonrasında Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'ne gidip çay-simit eşliğinde sohbet edelim dedik.

Kapitalizmin çay bahçesinde simidinizi, Karper peynirinizi yanınızda götürüp çayınızı içebilirsiniz. Ne var ki mülkiyetsizliği şiar edinmiş komünistlerin 49 yıllığına işletmesini üstlendikleri Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nin çay bahçesine dışarıdan simit götürmeniz yasak!
Kapitalistler, kapitalizmin bunalımını komünist Marks'ın öğretilerinden öğrenerek aşmaya çalışırken, komünistler de kapitalizmin yasaklar zincirinin ilk halkasını çayın yanında simide uyguluyor!
O gün arkadaşımla boş masalardan birine oturduk. Çay ve simit söyledik. Görevli arkadaşımız, “Simit yok.” dedi. Siparişi verdikten sonra arkadaşıma, “Sen otur, ben simit alıp geleyim.” dedim. Çıkmadan çay ocağına uğrayıp garsona:
“Ben dışarıdan simit alıp geleceğim, siz masaya bir çay götürün. Ben gelince çayımı alayım.” dedim.

Garson, gayet otoriter komünist bir edayla, “Dışarıdan simit getirmek yasak.” deyip derdimi anlatmama izin vermeden kestirip attı. Ben de “el mahkûm, ayak gardiyan” edasıyla masaya, arkadaşımın yanına döndüm süklüm püklüm.
Arkadaşıma, “Dostum, bunlar dışarıdan simit getirmeyi yasaklamışlar. Üstelik sokak sokak dolaşıp simit satarak evini geçindirmeye çalışan simitçinin emeğiyle kazandığı ekmeğe saygıdan söz edenlerin, bir simidin çay bahçesine girmesine bile tahammülü yok! Çayımızı içip Moda Çay Bahçesi'ne gidelim.” dedim.

Ben mi çay içtim yoksa çay mı beni içti, anlamadan, çayımız biter bitmez kalkıp Moda Çay Bahçesi'nin yolunu tuttuk. Katıldığımız ilk eylemin yapıldığı Moda Parkı'ndaki emekçiden de fırından yeni çıkmış, sıcacık, taptaze simitlerimizi alıp çay bahçesine gittik.
İşin tuhafı, kapitalist işletmenin serbest bıraktığını komünist işletme yasaklıyor. Birinde müşterinin kendi simidini getirmesine izin var, diğerinde yok. Hani komünistler her türlü yasağa karşıydı? Hani eşitlikten, paylaşmaktan, ortaklaşmaktan yanaydılar? Hani yasakçı olan kapitalist düzendi?
Peki, bu tersine dönüşü nasıl açıklayacağız?
NHKM'de simitsiz çay içmekle yetindik; çayı da berbattı…
24.10.2026
Moda Çay Bahçesi/Kadıköy
Ali Ekber Ataş
Gercekedebiyat.com
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.