Nihat Genç 'Eski ahşap ev kedileri'ni yazdı!

Yazar Nihat Genç bugünkü yazısında eski ahşap evlerde yaşayan onurlu kedileri yazdı.

news-details
Deneme

Nihat Genç'in veryansintv.com'daki bugünkü yazısı şöyle:

Eski ahşap evlerde her evin bir kedisi mutlaka vardı, fare tutmak için. Fare tutmayan kediyi sevmez kulağından tutup kapıya atarlardı. Sonra komşular fare tutacak iyi cins kedi arardı. Bir umutla yavru kedi beslenir büyüyünce fare tutmazsa o da kapıya atılır. Yani kedi işe yaramıyorsa evde beslenmezdi. Kedinin de görevleri vardı. İkinci şaşkınlığım, evin içinde kedi aile fertleriyle öyle yüz göz olmazdı. Kedi sahip ilişkisi bugünkü gibi otoriter hiç değildi, çünkü evde olması başka şey 'sahip' olunması başka şeydir. Yani kedi kişiliğiyle bekçi gibi bir kenarda dururdu, kendini herkese de okşatmazdı. Oda kapısı arkasında minderi olurdu, kulağı hep tetikteydi, inanın başı hep dikti. Kedi bir tıkırtı duyup hareketlenince ailecek teyakkuza geçilirdi, kediyle işte o zaman övünülür, komşulara seslenilirdi, bizim kedi fare tuttu, diye. Komşu da pencereden yalvarırdı ne olur yavrusundan bana da verin, diye.

Ve tirsinin ve hamsinin kafaları kediye ikram olarak verilirdi, kedi için bu ne büyük ziyafet. Şimdi bakıyorum, kediler hiç bir iş yapmıyor, sadece fotoğrafları çekiliyor. Öyle kediyi kucağına alacaksın kolay mı tırmalar kaçar, kedinin de bir kişiliği olurdu, kendi kafasınca takılır, her gel dediğin de gelmezdi. Şimdi bakıyorum, her gelenin kucağına koşuyorlar, üstelik, kediler yan gelip yatmışlar, sırnaşık şımarık hatta çoğunun tüyleri fırçalanarak kabartılmış başka bir türe dönüştürülmüşler. Bu yeni tür kedileri hiç tanımıyorum. Sahipleri de kediler gibi, işsiz güçsüz, esersiz, mesleksiz insanlar, sadece 'poz' vermeye yarıyorlar. Ve herkes de bir 'kedi sevgisi' sormayın? İşe yaramayan kediyi niye evde tutayım, kimse sormuyor. Bu kediler böyle boş asalak mı yaşayacak? Ya da sadece 'okşanmak' için mi Allah kedileri yarattı! Üstelik kapı açıktır, kedi istediği zaman girer-çıkardı, kapıda annem yakalarsa bir bezle patilerini silerdi. Şimdi kediler evin içinde hapis. Kapı açık olsa dahi çıkıp gitmiyor. Kediler son elli yılda başka bir varlığa süs eşyasına dönüştü.

Sadece okşamak ve yatağına almak ve oyun oynamak, bu süs eşyalarını neden sevmek beslemek, zorundayım, anlayabilmiş değilim.

Kediyi vahşi doğası fıtratından çıkartıp oyuncak süs haline getirmenin hayvan sevgisiyle ne alakası var?

Sokak kedisi o çöp tenekesinden bu çöp tenekesine bir mücadele veriyor, aranıyor, aç kalıyor, insan işte sokaktaki bu yalnızlığı ve mücadelesini görünce kediye doğaya hayran kalıyor?

Kuru kuruya bir sevgi modası, bir 'sevgi' gösterisi, kendi yaşam tarzına uygun kediyi köleleştirmiş bir de buna 'hayvan sevgisi' diyor.

Kulağı tetikte değil artık hırlamayı saldırmayı unutmuş evin 'hoppası' haline gelmiş bir kedi'den bu sanatçı arkadaşlar hangi duygularını tatmin ediyorlar?

Evet, beton evlerde artık kedilerden olmayan fareleri tutmasını şüphesiz beklemiyoruz, ancak, boş boş yan gelip oturan kedilerden de en rafine en sanatkar 'insanlık ve hayvan' sevgisi gösterisi yapmak, herhalde bir delilik türü?

Sevin, ama abartmayın, ne senin ne kedinin hayatta tutmuş olduğu bir fare bile yok, ama, kucağına bir kedi alınca kendisini en müşfik insan türü gören bu zavallılar gerçekte çok hasta insanlar.

Kendileri gibi işsiz güçsüz boş mesleksiz bir kedileri olunca insanlığı ve kendilerini iyileştireceklerine inanıyorlar!

Oysa iyileşmek ve iyileştirmek istiyorsan önce tetikte atılgan cesur risk alan yorgun düşen kavga edebilen bir hayatın olmalı, herkesin kucağına oturmamalısın!

Öyle boş boş okşanmayı beklersen kulağından tutar atarlar, sokakta kalırsın, onun bunun gururuna egosuna sevgi boşluklarına oturursan insan olmaktan çıkar, her eve lazım şirin 'kedilerden' olursunuz.

Ha o partide ha bu partide ha o gazetede ha bu gazetede 'aynı yazarlar', 'aynı kediler', fırçalanıp kabartılmış tüyleriyle pençeleri törpülenmiş sevimli patileriyle sizden kendilerini 'okşamalarınızı' bekliyor!

Oysa biz doğadan geldiğimizi biliriz, insan doğamızı gurur, onur, kişilik, bağımsızlık, vs. ona buna yem etmeyiz.

Bizim vahşi türümüzden 'her evde' 'her gazetede' 'her holdingde' bulamazsınız!

Çünkü insanların holdinglerin sizden beklediği güçsüzleştirilmiş savunmasızlaştırılmış evcilleştirilmiş süslü hayvan türünden olmanız, değilse, hiç bir ev sizi 'kabul' etmez.

O süslü kedi kapı aralığı bulup kendini bir sokağa atabilse, kendini bulacak, kendini tanıyacak, ama, dolarlarla öyle yüklü paralar öyle şöhretler ve öyle sevimli kahraman fotoğraflarını çekip yayınlarlar ki kediler evden kaçmasın!

 

Sosyal Medyada Paylaş

author

Gerçek edebiyat

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..