Daniel Defoe
Her çocuğun daha ilkokul sıralarında muhakkak okuduğu bu kitabın yazarı Daniel Defoe'nin yaşamı hapsedilmek dahil sayısız macera ve zorlukla geçti. Edebiyat alanına 50 yaşından sonra çok dolambaçlı yollardan geldi.
Ünlü İngiliz eleştirmeci Samuel Johnson, Danlel Defoyun Robinson Crusoe adlı eseri İçin şöyle diyor: «İnsanın bitmesin, daha da uzasın istediği bir eser varsa o da muhakkak ki Robinson Crusoe'dur.» Her çocuğun daha ilkokul sıralarında muhakkak okuduğu bu kitabın yazarı Daniel Defoe, edebiyat alanına çok dolambaçlı yollardan geldi. İlkin mum imalâtçılığı, daha sonra kasaplık yaptı. Son olarak da kadınlar için iğne-iplik, kurdelâ gibi dikiş malzemesi sattı. Fırtınalı bir politika hayatı geçirdi. Hapse girip çıktı. Sonradan dünya çapında bir ün kazanan Robinson Crusoe'yu yazdığı zaman altmış yaşındaydı. * Daniel Defoe Londra'da 1660 da doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. O yılın Eylül ayında doğduğu sanılıyor. Defoe mütevazı bir ailenin çocuğuydu. Bir zamanlar Osmanlı toprakları olan Romanya’dan İngiltere’ye göçen bir aileye mensup olan ve Osmanlı geleneklerini iyi bilen, İngiliz kültürünü yeren mektuplarını Osmanlı Devlet adamlarına bilgi ve öneri amacıyla gönderen Daniel Defoe’nun Osmanlı ajanı olduğu sanılmaktadır. Nitekim bu alaka romanında da gözükür. Robinson Crusoe’nun bindiği gemi Faslı korsanlar tarafından ele geçirilir ve Robenson bir Türk’e esir olarak satılır. Fakat yine de öğrenimini tamamlıyabildi. Sonra ticaret hayatına atıldı. Herhalde işleri dolayısiyle de İspanya'ya, Fransa'ya, İtalya'ya, Almanya'ya yolculuklar yaptı. 1683 yılında İngiltere'ye dönüşünde, kadınlar için dikiş malzemesi satan bir dükkân açtı. 1684 te evlendi, yedi tane çocuğu oldu. Defoe aynı zamanda politika ile de ilgilenmeğe başladı. O sırada İngiltere politika ve din bakımından ikiye bölünmüş haldeydi. Monmouth dükü Jack Scott, memleketteki protestan muhalefetin başına geçerek ayaklanmıstı. Daniel Defoe da bu ayaklanmaya katıldı. Orange hanedanından William'ın tahta çıkması için çalışmağa başladı. 1692 de Defoe'nun mali durumu bozuldu. Para bulabilmek için türlü entrikalar çevirdi. Hattâ kıralla temasa geçmenin dahi yolunu buldu. 1701 ve 1702 de saraya hoş görünmek için, bir iki kitap yazdı. Bu eserler hoş karşılanmadı. Sonradan kıral William ölünce, Defoe'nun durumu daha da vahimleşti; öyle ki, yazar 1703 yılının Mayıs - Kasım ayları arasında hapse atıldı ve bir direğe bağlanarak halka teşhir edildi. Defoe, hapse girmiş olmanın utancı yüzünden iflâsa sürükleneceğine inanıyordu. Bunun üzerine utanıp sıkılmayı bir yana bırakarak kalemşorluk etmeğe, para karşılığında her isteneni yazmağa başladı. 1704 te, konu ve düşünce bakımından birbirine aykırı birçok broşürler yayınladıktan sonra The Review adlı dergiyi kurdu. Bir sıra politik şahsiyetler hesabına gizli ajanlık yaptı. 1. George tahta çıkınca başka bir takım şüpheli entrikalara karıştı. İngiltere'de 1688 ihtilâlinden sonra 11. Jack'ten ve Stuart hanedanından yana olanlar bir hizip kurmuşlardı, Defoe'nun, adına «Jacobite»ler denen bu hizip aleyhinde yazdığı bazı yazılar kendisinin, halkın kamu işlerinde söz sahibi olmasından yana olan Whig'ler partisi tarafından baskı altında tutulmasına, ihanet suçuyla yeniden bir süre hapsedilmesine yol açtı. Daniel Defoe ancak altmış yaşından sonra kendisinin edebi bir değer olduğunu gösterebildi. 1715 ten beri Aile Öğretmeni adında, tamamen püriten ahlâk üzerine kurulu bir dergi yayınlıyordu. Ayrıca birçok ünlü kişilerin de az-çok romanlaştırılmış hayat hikâyelerini yazmaktaydı. O sıralarda İngiliz okurları en çok macera romanları istiyorlardı. İşte Defoe da edebi alanda ilk önemli başarısını Robinson Crusoe adlı romanı ile kazandı. Kitap 1719 da yayınlandı. Bunu Bir Süvarinin Hâtıraları, Kaptan Singleton'un Hayat Maceraları ve Korsanlıkları, Ünlü Moli Flanders'in Mutlu ve Mutşuz Günleri, Veba Yılı Günlüğü, Albay Jack, Lady Roxanas ve daha birçok başka kitaplar takibetti. Bu romanlarda, ciddi bir edebi araştırma yapmaktansa kolay para kazanmağı hedef tutan bir yazarın karakteri meydana çıkmaktadır. Aslında Defoe, yazmak istediği romanın taslağını kitapçısına veriyordu. Yapılan sözleşmede kitabın kaç sayfa olduğu yazılı ise, eserini de ona göre geliştirip yazıyordu. Defoe, kendine reklâm yapmak için hiçbir fırsatı kaçırmadı. Günün birinde bir mahkümun hayat hikâyesini yazmıştı. Adamın asılacağı gün, sırf reklâm olsun diye, kitaptan bir nüshayı, idamı seyir için gelen halkın önünde, mahküm tarafından kendisine verdirdi. Çok dağdağalı bir hayattan sonra da Defoe, 26 Nisan 1731 de hayata gözlerini yumdu. Ahlâk bakımından hayatı epeyce karışık ve şüpheli olan Defoe eserlerinde, İngiliz burjuvazisinin belirmekte olan yeni kudretini canlandırdı. Her zaman açık ve gerçekçi bir dille yazı yazdı. Kendisini, romanlardaki modern anlatış tarzının müjdecisi ve bugünkü gazeteciliğin öncüsü sayanlar çoktur. Fransız eleştirmecisi Edmond Jaloux, Defoe için şöyle diyor: «Daniel Defoe, modern romanın büyük icatçısıdır. Bütün İngiliz romancıları ona az-çok bir şeyler borçludur» Bir zamanlar Osmanlı toprakları olan Romanya’dan İngiltere’ye göçen bir aileye mensup olan ve Osmanlı geleneklerini iyi bilen, İngiliz kültürünü yeren mektuplarını Osmanlı Devlet adamlarına bilgi ve öneri amacıyla gönderen Daniel Defoe’nun Osmanlı ajanı olduğu sanılmaktadır. Nitekim bu ilgi romanında da gözükür. Robinson Crusoe’nun bindiği gemi Faslı korsanlar tarafından ele geçirilir ve Robenson bir Türk’e esir olarak satılır. (Bu yazı İstanbul Radyosunun Büyük Yazarlar ve Şaheserleri saatinde yayınlanmıştır.) (Büyük Yazarlar ve Şaheserleri, Doğan Kardeş Y. 1963) Gercekedebiyat.com
















YORUMLAR