Bir fantastik Türk sineması klasiği Baytekin’den fanzine
Yapay zekânın devreye girmesiyle birlikte fanzin evreninde yeni kıpırtılar başgösterdi. Bu kıpırtıların henüz hangi yöne meyledeceği henüz meşkuk. Fakat ciddi bir arayış, alternatif kültür segmentinde bir yeni duygu, atak öncesi bir hareketlenmenin olduğu söylenebilir.
Dijital evrenin önümüzde namütenahi bir alan olarak açılması ve sanal kültürün hızlı yayılmasıyla birlikte 80-90’ların muhalif kültürünün yaramaz çocuklar fanzinciler köşeye sıkışmış, işlevlerini yitirmiş kısa süre içinde kendiliklerinden berhava oluvermişlerdi. Geriye bize bir devrin gustosu yüksek, marjinal gençlerinin çığlık ve şekvalarından oluşan bir hatıra demeti ve koleksiyoncuların hayret avazeleri kalmıştı. Buna bir de panoptikon kontrol mekanizmalarının dört bir yanı sarmasıyla birlikte muhalif kültürün cerbezesini ve özgünlüğünü yitirmesini eklediğimizde fanzinler külliyen tarih olmuşlardı diyebiliriz. Nostaljik bir şekilde fanzin üretmeye devam eden bazı duygulu çocuklar mevcutsa da bunların genel tabloyu değiştiremeyeceği de çok açık. YAPAY ZEKA ve FANZİN Ancak yapay zekânın devreye girmesiyle birlikte fanzin evreninde yeni kıpırtılar başgösterdi. Bu kıpırtıların henüz hangi yöne meyledeceği henüz meşkuk. Fakat ciddi bir arayış, alternatif kültür segmentinde bir yeni duygu, atak öncesi bir hareketlenmenin olduğu söylenebilir. Bu konuda her gün sosyal medyada ve internetin diğer alanlarında üretilen sayısız yapay zekâ ürünü video, kısa film, reels, resim, görsel vs.nin yanısıra eski tüfek “fanzin fanları” (!) da havai fişek gösterisine katılmak peşindeler. Uzun lafın kıssası ülkemizdeki underground kültür, rock kültürü, fanzin, vintage, afiş, frp, figür vs. gibi bilumum “cins” kültürel nesnenin meraklısı, superviser’ı, yaratıcısı, sunucusu ve öncüsü Güven Erkin Erkal’ın başlattığı bir girişimden söz açmak dileğindeyiz. Ünlü rocker, bir zamanların ünlü çizgi filmlerinden yola çıkılarak yapılmış yerli “B Sınıfı” filmlerden hareketle vitesi geriye takarak yapay zekâ yardımıyla çizgi romanlar üretmekte ve bunları telif sorunu yaratmayacak, sadece koleksiyon olarak bulundurulacak ve ticari amaçla kullanılmayacak şekilde, hobi şeklinde re-prodüksiyon yapmakta. Şimdiden Darkwood’un Baltalı İlahı Zagor Tenay, sempatik kovboyumuz bizdeki adıyla Red-Kid yani Lucky Luck, Altar ve Baytekin devreye girmiş durumda. Hatta, Dünyayı Kurtaran Adam filminden geri kalmayacak kadar ürkünç bir “B Sınıfı” yerli film olan Zagor’un başka bir filmi de şu sıra yapay zekâ marifetiyle fanzine çekilmekte. Hatta hatta bunun için benden bir takdim yazısı bile istendi. El mecbur oturduk bu çılgın filmi Yeşilçam’da üretilmiş absürd ötesi kızılderili filmini izledik. İzlenimlerimi soracak olursanız kısaca “Amanıınnn!” diyeyim yani. BAYTEKİN Şu anda okumakta olduğum yerli filmden geri dönüşle üretilmiş fanzinsel çizgi roman ise BAYTEKİN. Bilindiği üzere BAYTEKİN, FLASH GORDON isimli yabancı ÇR kahramanın bizdeki uyarlamasının adıdır. İlk olarak 1934 yılında ABD’de yayınlanmıştır. 1935 yılında ülkemize gelerek Çocuk Sesi dergisinde yayınlanmıştır. Bundan sonrasını elimizdeki bize özel iletilmiş “fanzincan”dan nakledelim: “Baytekin 30’lu yıllarda perdelerimize yansımaya başlamış, ciklet ve çikolata kartları üretilmiş, sayısız dergi ve gazetede çizgi romanları yayınlanmış, 1970’lerde GORDON ismiyle kendi başına dergileri çıkmış. Vitrinleri süsleyen pahalı Avrupa roket oyuncaklardan bakkallardaki plastik su tabancalarına kadar daha neler neler üretilmiş… Sinemamız da durur mu?! 1967’de biz de BAYTEKİN’I sinemaya uyarlamışız. TURİST ÖMER’den bile daha önce fezaya çıkan ilk Türk bu macerada. Boncuk dağıtmadığı uzaylı kadın yok. Tema olarak Barbarella’ya da yakın yani ve yine ondan önce… Velhasıl öncü bir film. Kendinden önceki iki yerli parodi ve çocuk filmi denemesinden farklı olarak kendini ciddiye alan bir bilim-kurgu filmi bu. …/..” İşte tuhaflıklar galerisinin ünlü yenilikçi ismi Güven Erkin Erkal, yapay zekâ yardımıyla bu güzelim “B Tipi” filmi fanzinleştirmiş. Okudum. Vallahi bayağı bayağı da günümüzde kendine yazar diyen elemanların kitaplarından daha ilgi çekici. Koleksiyon olarak önemi ise bittabii ki çok daha fazla. Yapay zekâ istihsali bu ürünler korkarım ki ileride müzelerin ve koleksiyonerlerin ilgi alanında olacak. İzleyelim bakalım bu tuhaf macera nereye evrilecek. Hikmet Temel Akarsu
Gercekedebiyat.com













