Akgün, yaptığı açıklamada Türk operalarına verdikleri önemi vurgulayarak, yeni yılda modern dans ve opera alanında dikkat çeken çeşitli yapımlara imza atacaklarına değindi. 

Yeni yılın özel projelerle dolu olacağını dile getiren Akgün, 23 Ocak'ta sahnelenecek olan "Pinokyo.exe" isimli modern dans gösterisinden bahsetti. Bunun ardından 28 Mart'ta ise "Edusa" adında yeni bir Türk operası izleyiciyle buluşacak. Lidya ve Pers krallıkları arasında geçen olayların yanı sıra içinde bir aşk hikayesini de barındıran bu yapımın baş kahramanı Edusa. Eser, Güldiyar Tanrıdağlı tarafından bestelenmiş ve librettosu İskender Pala tarafından kaleme alınmış. Önemli bir hikayeyi işleyen bu yapıtta, geçen yıl Ahmet Adnan Saygun’un "Gılgameş" eserinde kullanılan sahneleme tekniklerinin uygulanacağı ve bazı yeniliklerin de seyirciyi beklediği belirtildi. Akgün, özellikle bu prömiyere izleyiciyi davet etti.

Ayrıca Akgün, bu yılki İstanbul Opera ve Bale Festivali’nin açılışında, İtalyan besteci Gaetano Donizetti’nin "Lucia di Lammermoor" adlı eserinin sahneleneceğini açıkladı. 21 ve 23 Mayıs’ta ünlü Fransız yönetmen Jean-Louis Grinda ve orkestra şefi Antonio Pirolli yönetiminde iki ayrı temsille izleyiciyle buluşacak olan bu prodüksiyonların büyük önem taşıdığını ifade etti.

Repertuvarın sanatseverlerle buluşmaya devam ettiğini belirten Akgün sözlerine şöyle devam etti: "Bale bölümümüz, ‘Momentum’ isimli dört kısa bale eserinin bir araya geldiği özel bir projeyle seyircimizin karşısına çıkıyor. Bu proje, değerli Türk koreografların ortak çalışmasıyla oluştu ve Süreyya Operası sahnesine taşındı. Ayrıca, yine Süreyya Operası'nda 13 Şubat akşamı iki önemli Türk operasının prömiyerini gerçekleştireceğiz. Çetin Işıközlü ve Mesruh Savaş’ın bestelediği birer perdelik oda operaları sahnelenecek. Bunun yanı sıra ‘Fındıkkıran’, ‘Romeo ve Juliet’ ve ‘Kuğu Gölü’ gibi klasik balelerimizle ve tekrarlanacak olan ‘Don Giovanni’, ‘La Traviata’, ‘Uçan Hollandalı’ ve ‘Carmina Burana’ gibi sahne gösterilerimizle izleyicimizi ağırlamaya devam edeceğiz."

Akgün, ayrıca "Ulusal Müziğimiz" konser serisinin aynı konseptle süreceğini de belirterek, Oğuzhan Balcı, Mesruh Savaş ve Serdar Yalçın gibi bestecilere ithafen özel geceler düzenlediklerini dile getirdi. Bu kapsamda milletimizin tarihindeki önemli günlere ithafen Ulusal Müziğimiz başlığı altında konserler organize ettiklerini ekledi.

Son olarak Akgün, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin (İDOB) büyük bir kültürel yapı olduğunu ifade ederek, İstanbul’un kültürel yaşamına katkı sağlamak amacıyla tiyatro etiğine saygılı ve yüksek kalitede eserler üretmeye devam edeceklerini vurguladı.

 

gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)