Doktora hocam Yalçın Küçük / Halit Suiçmez
1993 yılıydı. Ankara’da, iktisat doktorasında beş arkadaşız. İlk dersin hemen başlangıcında Yalçın Hoca bize dönerek: “Arkadaşlar, Goethe’nin Faust kitabını okudunuz mu?” dedi. Ben Siyasal’da(Mülkiye) öğrenciliğimde okumuştum, elimi kaldırarak, “Ben okudum hocam” dedim. “Şimdi anlarız, seni test ederiz” dedi, gülümseyerek. Diğer arkadaşlar sessiz. Hoca onlara dönerek: “Faust’u okumadıysanız kaydınızı sildirin ya da okuyup gelin öyle başlayalım” dedi ciddiyetle. Benim okuduğuma inanınca, “Marksist Damar” kitabını armağan edeceğini söyledi. “Bilim Felsefesi ve İktisatta Metod” dersimize geliyordu. Sonra açıkladı niye Faust’ta ısrarcıydı. Çünkü Faust bilim insanının en gelişmiş örneğiydi. Şöyle diyordu Faust kitabın başında; “…Ben tıp okudum, edebiyat okudum, ilahiyat okudum, felsefe okudum, sosyoloji-siyaset bilimi okudum, fakat hala hiçbir şey bilmiyorum…” “Araştırma aşk gibidir” diyordu Hoca. Nasıl aşkınız 24 saat aklınızdaysa, araştırma teziniz de öyle hep kafanızda olacak… Bilim büyük ölçüde yöntemdir, bilim; hareketin yasalarını bulmak demektir. Araştırmacı fare tabiatlıdır, her yere girip çıkmalıdır… Hocanın inanılmaz bir çalışma gücü, sevdası, tutkusu vardı. Derse büyük boy tekerlekli pazar çantaları gibi bir bavulla gelir, Kapital dahil bir çok kitabı, bilim felsefesi ve yöntem kitaplarını sadece İngilizce değil, Rusça, Franzıca ve Almancalarını da getirip çıkarırdı masaya. Bu dilleri de mükemmel bilirdi. Günde on saatten fazla çalıştığını tahmin ederdik. Üstadı Doğan Avcıoğlu günde 15 saat çalışırmış. Üç gün hiç uyumadan okuyup yazarmış. Yalçın Küçük’ün sosyal ve siyasal bilime, ekonomi politiğe kazandırdığı çok sayıda kavram var. “Büyük devalüasyonların arkasından askeri darbelerin geldiği” tezi, bunlardan biridir. 12 Eylül sonrasında Türkiye’de sermaye birikiminin işleyişini T.İ.T. kısaltmasıyla açıklar. Tekstil, İnşaat, Turizm: Ucuz emek sömürüsü. Çalışkanlık, üretkenlik deryasıdır. Aydın radikalizmi içindedir hep. Çok şeye sarsıcı müdahaleleri vardır. Post modern edebiyata, Küfür Romanları, Estetik Hesaplaşma, Bilim ve Edebiyat kitaplarıyla karşı çıkmıştır. Dönemleştirme(peryodizasyon) tezleri bulunur. Türkiye ve aydın üzerine ciltler dolusu kitapları yayımlanmıştır. Türkiye tarihini tarihsel materyalizm açısından okumuş ve yazmıştır. Doğan Avcıoğlu ile birlikte üniversite gibi çalışmışlar üretmişlerdir. Kapitalizm, sosyalizm, sovyetler birliği, devrim, devlet, düzen, aydın, Türkiye, planlama, kalkınma, edebiyat, felsefe, siyaset, tarih gibi sosyal bilimlerin, ekonomi politiğin kavramlarında ve konularında onlarca kitap yazmışlar, dergilerde yazılar kaleme almışlardır. Türkiye tarihine, devrimine, toplumuna, sosyalizm mücadelesine, aydın birikimine, ekonomi politiğine inanılmaz katkıları vardır. Gelecek yazılarımızda bu iki büyük aydın ve entelektüelin akademik katkılarını, özgün tezlerini, mücadele pratiklerini derinliğine yazacağız. Yalçın Küçük’te bilim (siyaset bilimi, tarih, ekonomi politik, iktisat, toplum bilimi, felsefe) ve sanat(edebiyat-şiir) hep toplumun devrimci dönüşümünü sağlayan, besleyen, büyük insanlığın dayanılmaz acısı emek sömürüsünü yok eden olgulardır. Bütün mücadelesi emekçi bir cumhuriyetin kurulması içindir. Hocaya bir gün, “bilim felsefesine keşke daha çok zaman ayırıp yazsaydınız, bu alanda kitaplar çıkarsaydınız” dediğimde biraz düşünüp, “bak bu dediğin doğru da olabilirdi” demişti hafif bir gülümseyişle… “İnsanın özü” üzerine yazdıklarını da genişletmesi ricasında bulunmuştum. Seçme Teknik Çalışmalar kitabında bu alanda eşine az rastlanır uzun bir makalesi vardır. Gerçek Edebiyata yazacağım yeni yazılarda Yalçın Küçük ve Doğan Avcıoğlu üretkenliğine daha geniş yer vereceğim. Anıları-üretkenlikleri-mücadeleleri emekçi bir Türkiye’ye direnç ve güvence olsun… Dr. Halit Suiçmez
Gercekedebiyat.com

















YORUMLAR