Türkiye 'demir ağlarla' örülüyor
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Veysi Kurt, ülke genelinde 4 bin 164 kilometrelik yeni demir yolu hattı inşasının sürdüğünü ve 2026 yılı itibarıyla birçok projenin tamamlanacağını duyurdu.
Kurt, 2025 yılı faaliyetleri ve 2026 hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Tahsis edilen ödenek fiziki ilerlemeye dönüştürüldü" Kurt, 2002 yılında elektrikli hatlarda yüzde 19, elektrikli ve sinyalli hatlarda ise yüzde 23 seviyelerinde olan oranları vurgulayarak, bu süre zarfında elde edilen ilerlemenin, güvenli, verimli ve çevre dostu bir demir yolu işletmeciliğine geçişte alınan yolun net bir göstergesi olduğunu ifade etti. "Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi'nde yoğun tempo yakalandı" Kurt, Siirt-Kurtalan Yeni Demir Yolu Projesi'nde 2025 yılında yapım çalışmalarına başlandığını ve depremlerden zarar gören Malatya-Gölbaşı-Narlı Demir Yolu Hattı'nın onarımlar sonrası yeniden hizmete alındığını belirtti. "TCDD'nin yatırımları yalnızca kar-zarar hesabıyla değerlendirilmemeli" Kurt, demir yolu ağında günde ortalama 1500 tren işletildiğini belirterek, bu ulaştırma yönteminin uluslararası taşımacılıktaki en büyük avantajlarının yüksek kapasite, enerji verimliliği ve düşük maliyetler olduğunu vurguladı. gerçekedebiyat.com
Geçtiğimiz yılın, TCDD açısından demir yolu yatırımlarının sahada güçlü bir şekilde hayata geçirildiği ve önemli adımların atıldığı bir dönem olduğunu vurgulayan Kurt, hem yüksek hızlı tren hem de konvansiyonel hatlarda yürütülen projelerde kayda değer ilerlemeler sağlandığını belirtti.
Deprem bölgelerindeki hatların onarımı, modernizasyon çalışmaları ve yeni lojistik merkezlerin hizmete alınmasıyla yıl boyunca demir yolu altyapısının ülke genelinde daha güvenli ve dayanıklı hale getirilmesine odaklanıldığını ifade eden Kurt, bu çalışmaların geniş çaplı etkisine dikkat çekti.
Türkiye'nin demir yolu ağının toplam 13 bin 919 kilometreye ulaştığı bilgisini paylaşan Kurt, şunları dile getirdi:
"Bunun 2 bin 251 kilometresi, 2002 yılında sıfırdan başlatılan yüksek hızlı tren projeleriyle inşa edilen YHT hatlarından oluşuyor. Ancak bizim için bu süreci gerçekten anlamlı kılan, yalnızca hat uzunluğundaki artış değil, aynı zamanda ağın teknik kapasitesinde sağlanan köklü iyileşmelerdir. Bugün itibarıyla mevcut demir yolu ağımızın yüzde 52'sini (7 bin 274 kilometre) elektrikli, yüzde 61'ini (8 bin 419 kilometre) sinyalli hale getirmiş bulunuyoruz."
Ayrıca, yatırım ve proje yönetimi açısından 2025 yılının yüksek performans sergiledikleri bir dönem olduğunu belirten Kurt, 2025 yılı için kurumlarına tahsis edilen 97,2 milyar liralık yatırım ödeneğinin yüzde 98'inin fiziki ilerlemeye dönüştürüldüğünü örnek gösterdi. Bu yatırımlar sayesinde 2003-2025 döneminde demir yolu sektörüne toplamda 65,9 milyar dolar yatırım yapıldığını vurgulayan Kurt, bu güçlü yatırım kapasitesi ile TCDD’nin bugün ülke genelinde eş zamanlı olarak 146 projeyi yürütebilecek bir yapıya ulaştığını belirtti.
Türkiye genelinde demir yolu altyapısının genişletilmesine yönelik yoğun bir çaba gösterildiğini ifade eden Kurt, ülke çapında toplamda 4.164 kilometrelik yeni demir yolu hattının inşasının sürdüğünü aktardı. Ayrıca 7.994 kilometre uzunluğundaki hatlarda etüt ve proje çalışmalarının tamamlandığını, 5.394 kilometre uzunluğundaki hatlarda ise proje çalışmalarına devam edildiğini vurguladı. Sanayi üretimini doğrudan demir yolu ile bağlayan iltisak hatlarının da öncelikli yatırım alanları arasında bulunduğunu ekleyen Kurt, bu doğrultuda 2025 yılı itibarıyla 6 adet olmak üzere toplamda 11,9 kilometrelik iltisak hattının tamamlandığını ve 10 farklı iltisak hattında toplam 163,8 kilometrelik yapım çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Demir yollarının Türkiye için yalnızca ülke içi ulaşımı sağlayan bir altyapı unsuru olmanın ötesinde, ülkeyi küresel ticaret ağlarına bağlayan stratejik bir ulaşım aracı olduğunu dile getiren Kurt, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın (TCDD) merkezi bir rol üstlendiğini ifade etti.
TCDD’nin temel misyonuna dair değerlendirmelerde bulunan Kurt, kurumun yalnızca tren işletmekle sınırlı bir görev üstlenmediğine dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı: TCDD’nin görevi, uluslararası koridorların Türkiye içindeki omurgasını oluşturmak, modernize etmek ve işler durumda tutmaktır. Bu bağlamda demir yolu yatırımlarını sadece kar-zarar çerçevesinde ele almak, eksik ve yanıltıcı bir yaklaşım olur. Yük taşımacılığı açısından demir yolları; sanayi üretimini limanlar, sınır kapıları ve lojistik merkezlere daha düşük maliyetlerle ve daha öngörülebilir bir şekilde bağlayan kritik bir ağ görevi üstlenir. Bu durum yalnızca taşımacılıkla sınırlı kalmaz, aynı zamanda ihracat, sanayi rekabetçiliği ve bölgesel kalkınma üzerinde de doğrudan etkili olur. Örneğin, bir organize sanayi bölgesinin demir yoluna entegrasyonu, o bölgenin yatırım potansiyelini artıran çok önemli bir avantaj sağlar.
Kurt, demir yollarının ekonomik kalkınma, lojistik yetkinlik, çevresel sürdürülebilirlik ve bölgesel uyum açısından temel bir yapı taşı olduğunun altını çizerek şu sözleriyle devam etti: TCDD olarak görevimiz sadece yeni hatlar inşa etmek ya da tren işletmek değil; aynı zamanda ülkemizin 2035 ve 2053 hedeflerine ulaşmasını destekleyecek sürdürülebilir, güvenli ve entegre bir demir yolu sistemini hayata geçirmektir. Önceki dönemde olduğu gibi bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. TCDD açısından 2026 yılı kritik bir dönemeç olacak; çünkü birçok projenin tamamlandığı, kuzey-güney akslarında yeni projelerin yatırım sürecine dahil edildiği ve halihazırda süren projelerin hayata geçirildiği bir yıl olarak öne çıkacak. Bu süreçte atılacak adımlar, Türkiye’yi yalnızca ulusal ulaşımda değil, aynı zamanda bölgesel ve global lojistik ağların ana omurgası haline getirme hedefine daha da yaklaştıracaktır.



















YORUMLAR