25 Eylül 2026
Son Dakika

‘Dağlarca’nın etkisinde kalmaktan korkmak!’ Ekenek dergisinde

Ekenek dergisinin Eylül 2026 tarihli 14. sayısı yayımlandı. Dergide yayın yönetmenimiz Ahmet Yıldız ‘Dağlarca’nın etkisinde kalmaktan korkmak!’ yazısıyla yer alıyor.

‘Dağlarca’nın etkisinde kalmaktan korkmak!’ Ekenek dergisinde

Eylül 2026 tarihli 14. sayısı yayımlanan Ekenek dergisinin basın bülteni şöyle:

Bu sayımızın dosya konusu “Aydınlarımız”. Ancak bu dosya yalnızca geçmişte iz bırakmış adları anmakla yetinmiyor; aydın olmanın ne anlama geldiğini, aydının toplum karşısındaki sorumluluğunu ve aydınlanma düşüncesinin bugün taşıdığı anlamı yeniden tartışmaya açıyor.

Bu sayıda aydını yalnızca bilgili, eğitimli ya da sanatçı bir kişilik olarak değil; düşünen, sorgulayan, gerçeğin peşinden giden, bilgisini ve düşünsel emeğini toplumun ortak yararıyla buluşturan insan olarak ele alınıyor. Cumhuriyet aydınlanmasının düşünsel mirası; eğitim, bilim, sanat, edebiyat, emek ve toplumsal savaşım odağında yeniden okunuyor.

Dosyanın önemli duraklarından biri Fakir Baykurt. Öğretmenliği, yazarlığı ve sendikacılığı birbirinden ayırmayıp bu üç kimlik arasında bir bileşim kuran Baykurt’un Köy Enstitüsü deneyiminden TÖS günlerine, edebiyat anlayışından Anadolu insanına yaklaşımına uzanan yaşamı; aydınlanmanın yalnızca düşünsel bir tutum değil, aynı zamanda eylem ve sorumluluk olduğunu gösteren bir örnek olarak ele alınıyor.

Necati Cumalı üzerine hazırlanan çalışma ise onu yalnızca önemli bir edebiyatçı olarak değil, toplumun sorunlarına karşı sorumluluk duyan bir halk aydını olarak değerlendiriyor. Cumalı’nın şiir, roman, öykü ve tiyatrosunda emek, yoksulluk, adaletsizlik, toprak, kadın ve toplumsal eşitsizlik konularının nasıl aktarıldığına bakılıyor.


Dosyanın ilerleyen bölümlerinde Muammer Aksoy, Bedrettin Cömert, Ceyhun Atuf Kansu, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Uğur Mumcu, Melih Cevdet Anday gibi Cumhuriyet Dönemi düşünce ve kültür yaşamında iz bırakmış adlar farklı yönleriyle ele alınıyor. Böylece “aydın” kavramı tek bir kalıba sıkıştırılmadan; hukuk, tarih, edebiyat, dil, sanat ve toplumsal sorumluluk alanları üzerinden genişleyen bir düşünce haritasına dönüşüyor.

Aydınlanma düşüncesinin yalnızca geçmişe ait bir miras olarak görülmediği dosyada akıl, bilim, özgür düşünce, laiklik, kamusal eğitim, kültür ve sanat üzerinden bugünün dünyasına yönelen sorular soruluyor. Aydınlanmanın sürekliliği, öğretmenin ve eğitim emekçisinin sorumluluğu, düşünce özgürlüğü ve kültürel yaşamın geleceği üzerine düşünmeye çağıran bir yaklaşım öne çıkıyor.

Ekenek’in 14. sayısı yalnızca dosyayla da sınırlı değil. Derginin diğer sayfalarında şiirden denemeye, eleştiriden edebiyat incelemelerine, öyküden kitap ve kültür değerlendirmelerine uzanan geniş bir yazın alanı okura sunuluyor.

Editör Kaan Eminoğlu’nun ifadesiyle bu sayının dosyası, geçmişte yaşamış aydınları anımsatmanın ötesinde, onların savaşımlarını gelecek kuşaklara aktarma çabasını taşıyor. Sayının temel sorusu da burada belirginleşiyor: Aydınlanma mirası bugün nasıl sürdürülebilir?

Ekenek 14. sayı düşünen, sorgulayan, üreten ve sözüyle topluma katkıda bulunmayı önemseyen herkesi aydınlarımızın düşünsel mirası üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor.

Ekenek kalemleriyle karanlığa ışık tutan, düşünceleriyle toplumun ufkunu genişleten, bilim ve sanat yoluyla insanlığın ortak birikimine katkıda bulunan bütün aydınlarımızın izinde yürüyüşünü sürdürüyor.

(Dergide yayın yönetmenimiz Ahmet Yıldız ‘Dağlarca’nın etkisinde kalmaktan korkmak!’ yazısıyla yer alıyor.)

Gercekedebiyat.com

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

İlgili İçerikler