Son Dakika



HEPSİ DE BİRER ANI

“Haliç” adlı uzun şiirden.

Hepsi de birer anı kıvamında

rastladığımız insanlar.

Sesleri anı olup kalıyor

konuştukları zaman,

gölgelerini tazeleyecek su

kirleniyor durmadan,

kararıyor durmadan düşleri,

özlemleri eskiyor sıcağı sıcağına,

daha doğar doğmaz istekleri

boğulup kalıyor kuşatılmış bir dünyada,

birer anı oluyor geçmiş günlerden

çocukları düşer düşmez ana karnına,

geçmiş ve gelecek günlerden birer anı.

Birer anı kıvamında

yaşayanla yaşayacak olan

Haliç insanlarında.

(Sayı: 14, Mayıs 1978, s.7)

 

Oğulları öldürülen analar: 1

ACININ ÇALAR SAATİ

Bir çalar saat kaldı

oğlumun ölümünden bana.

1977 yılıydı

yedisiydi aralık ayının

günlerden çarşambaydı,

ölümün saati ondokuzda

Abdülkadir için çaldı.

Yeniden duyuyoruz

her ayın yedisinde

her hafta çarşamba günü

her gün saat ondokuzda,

anımsatmak için çalıyor

iki başlı bir acıyı.

Yedi aralıkta her yıl

sesleniyoruz anısına

gözümüz dolu boynumuz eğik:

            “Bir yıl daha geçti

            seni toprağa verdiğimizden bu yana,

            ne güneşin doğuşunu durdurabildik

            ne dünyanın dönmesini,

            hiçbir şey yapamadık sana,

            bağışla bizi,

            yalnızca ağladık ağladık ağladık…”

dilerim iki başlı bu acıyla

dağlanmasın hiçbir ananın yüreği.  

(Türkiye Yazıları sayı: 33, Aralık 1979, s.19)

KEMAL ÖZER KİMDİR

(1935-2009), İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Yazıları, henüz öğrenciyken yayımlanmaya başladı. Üniversiteden arkadaşlarıyla birlikte, A Dergisi’ni çıkardı. 1960’da girdiği Cumhuriyet gazetesinde 1981’e kadar görev yaptı. Ardından Karacan Yayınları’nda çalıştı. 1965-1970 yılları arasında kitapçılık ve yayıncılık faaliyetlerinde bulundu. Şiir Sanatı dergisini yayınladı. 1972’den itibaren yayınlanmaya başlanan Yeni A Dergisi’nin kurucuları arasında yer aldı, dergi için yazılar kaleme aldı. 1983’te üstlendiği Varlık Dergisi’nin yönetmenliğini 1990’a kadar sürdürdü. 1989’da Yordam Yayınevi’ni kurdu. 15 günde bir Sol gazetesinde yazdı. Yazın hayatının ilk dönemlerinde İkinci Yeni Hareketi içinde yer aldı. Bunu, ilk üç şiir kitabına yansıttı. Daha sonra “toplumcu gerçekçi” diye nitelenen bir tarza yöneldi. 1983’te yayımlanan “Araya Giren Görüntüler”de 12 Eylül dönemine ilişkin tanıklığını sergiledi. 1985 tarihli “Sınırlamıyor Beni Sevda”da, sevda olgusunu toplumsal bakış açısıyla yorumladı. 1995’te basılan “Oğulları Öldürülen Analar” ile bir başka toplumsal soruna, kayıp annelerinin sesine aracılık etti. “Onların Sesleriyle Bir Kez Daha” kitabıyla da uzun süreli bir baskı döneminin ardından seslerini yeniden yükselten çalışan kesimi aktardı. Öykü, deneme, anı, gezi, günlük, çocuk kitapları, söyleşi ve antoloji kitaplarının yanı sıra 15 şiir kitabı yayımladı. Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü (1976), Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (1982), Yunus Nadi Şiir Ödülü (1991), Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü (1993), Damar Dergisi Edebiyat Emek Ödülü (1999), Truva Kültür ve Sanat Ödülü (2000), Dionysos Şiir Ödülü (2001)’nü kazandı.

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)