The Gambia! No problem! / Özkan Mert
Dünyanın en güzel renkli giysileri üzerlerinde
çıplak ayakla dolaşıyor kadınlar Gambiya'da. Simsiyah ay parçaları kadar güzel
sırtlarına bağladıkları çocukları.
Kocaman sapsarı bir erik gibi yuvarlanıyor güneş
portakal renkli Afrika toprağının üzerinde,
Gambiya nehrinde timsahlar
mermer heykeller gibi bakıyorlar.
En sevimli olanının adı: Charlie
Bakau Timsah parkında
kahvaltısını yapıyor
hamsi balıklarıyla.
Küçücük simsiyah bir çocuk
kollarımın derisini çekip; Tobab!
Beyaz adam! Beyaz adam!
diye bağırıyor.
Hayatımda ilk kez düşünüyorum
'Beyaz adam' olduğumu.
Beyaz adamlar on beş milyon köle
yüklemişler gemilere James Island adasından
Avrupa'ya, Amerika'ya
üç milyonu da Brezilya'ya...
Kölelerin ezgileriyle kabarıyor
Gambiya nehri: Öfkesinden,
bıçakla ikiye kesmiş ülkeyi
Kunta-Kinti'nin köyü, Jaffure'da
kabile reisi yüz yaşında bir kadın karşılıyor beni,
üzerindeki giyside dünyanın en parlak renkleri.
Genç kadınlar simsiyah dik memelerini
ya bebeklerinin ağzına ya da güneşe vermişler
Gambiya'da yollarda elektrik lambaları yok!
Trafik ışıkları yok! Mumlarla aydınlanıyor başkent Banjul.
İnsanlar karıncalar gibi birbirlerinin içinde
Birşeyler satıyorlar birbirlerine: En çok da fıstık.
Banjul'da akşamdan önce gece oluyor
Yoksul, simsiyah ve sevinçli bir halk
neyi varsa elinde veriyor
ve herkes aynı cümleyi söylüyor:
THE GAMBIA! NO PROBLEM!
Özkan Mert
(Gösteri - Sanat Edebiyat Dergisi, Aralık 1999 - N: 215)
Gerçek Edebiyat
Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.