İstanbul'da hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiği açıklandı.

Diyabet ve böbrek rahatsızlığı sebebiyle yoğun bakımda tedavi altında olan Ortaylı’nın geçtiğimiz günlerde entübe edildiği belirtilmişti.

Derin tarih bilgisi, yaptığı akademik katkılar ve televizyon programlarındaki samimi yorumlarıyla hafızalara kazınan Ortaylı, Türkiye'de olduğu kadar uluslararası alanda da tanınan bir isimdi.

KIRIM’DAN BİR GÖÇ HİKAYESİ

 İlber Ortaylı'nın anne ve babası, Sovyetler Birliği lideri Stalin’in baskısından kaçarak Avusturya'da bir mülteci kampına sığınmıştı. Kırım Türklerinden olan Şefika Hanım ve Kemal Bey’in oğlu İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947'de bu kampta dünyaya geldi. Aile, Ortaylı’nın doğumundan iki yıl sonra Türkiye'ye göç ederek yeni bir hayata başladı.

Annesi Ankara’da Dil Tarih Kurumu’nda görev alırken, babası askeri bir uçak fabrikasında çalışmaya başladı. Eğitim hayatına İstanbul Avusturya Lisesi’nde başlayan Ortaylı, lise öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı.

1970 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu.

EVRENSEL DÜZEYDE AKADEMİK ÇALIŞMALAR

Üniversite mezuniyetinin ardından uluslararası akademik kariyerine odaklanan Ortaylı, yüksek lisansını Chicago Üniversitesi'nde, dünyaca ünlü tarihçi Halil İnalcık ile birlikte tamamladı.

Türkiye’ye dönmeden önce Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Münih, Strasbourg, Sofya, Cambridge, Oxford ve Tunus gibi birçok önemli üniversitede misafir öğretim üyeliği yaptı ve çeşitli seminerlere katıldı.

 YURT DIŞI ÇALIŞMALARDAN ÜLKE HİZMETİNE

1989 yılında yurda dönen İlber Ortaylı, Türkiye’de de akademik çalışmalarına hız kesmeden devam etti. Profesör unvanını alarak Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde İdare Tarihi Anabilim Dalı başkanlığı görevini üstlendi ve bu görevi 2002 yılına kadar sürdürdü.

Daha sonra Galatasaray Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde eğitimci olarak akademik dünyaya katkı sundu. Topkapı Sarayı’ndaki Görev Yılları 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olarak atanan Ortaylı, yedi yıl boyunca bu görevde bulundu.

 Müzedeki görev süresi boyunca kültürel miras alanında önemli katkılar sundu. Bu dönemde sıkça katıldığı televizyon programlarıyla popülerliği giderek artan Ortaylı, hem geniş kitlelerin tarih bilincine katkıda bulundu hem de kaleme aldığı eserlerle ilham verici bir entelektüel miras bıraktı.

İlber Ortaylı, vefatından önce Galatasaray Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak ders vermeye devam ediyor, Hürriyet gazetesindeki köşesinde yazılar yazıyor ve sosyal medya üzerinden çeşitli kuruluşların yayınlarına sıklıkla katılıyordu.

Kendisini özgün kılan özelliklerinden biri sivri diliydi. Hazırlayıp sunduğu ya da konuk olduğu televizyon programlarında kimseyi kırmaz, ancak esprili ve özgüvenli bir şekilde düşüncelerini dile getirirdi.

Tamamen dürüst bir tavırla, "Hiç böyle saçma bir soru duymadım" diyebilen, fakat ardından soruyu sakin bir şekilde cevaplayan tarzı dikkat çekiciydi.

Eleştirilerini sakınmaz, zekice ve bilgece kullandığı kelimelerle bu ifadelerini sempatik bir hâle büründürürdü.

İşte bu üslubu, onun alametifarikası olarak hafızalarda yer etti. Ortaylı, sadece televizyon programlarıyla değil, aynı zamanda yayımladığı sayısız makale ve 50’yi aşkın kitabıyla da iz bırakmayı başardı. Fakat dijital teknolojiyle arası pekiyi değildi ve eserlerinin çoğu, onun ses kayıtları üzerinden editörler tarafından hazırlanıyordu.

Kitapları büyük ilgi gördü ve çoğu geniş bir okur kitlesine ulaştı. Bu eserlerin büyük çoğunluğu Osmanlı ve Cumhuriyet tarihlerine odaklandı. Bunun yanı sıra seyahat kitapları da okuyucular tarafından ilgiyle karşılandı.

"Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" isimli kitabı, yaşamdan tavsiyeler sunduğu için çok sevildi ve uzun süre çok satanlar listesinin zirvesinde kaldı. 2008’de Kraliçe Elizabeth’in Bursa ziyareti esnasında rehberlik ettiği bilinen Ortaylı, bu sırada Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü olarak görev yapıyordu. 2020 yılında yayımladığı "Gazi Mustafa Kemal Atatürk" adlı eseri de büyük ilgi gördü.

"Cumhuriyet'in Doğuşu Kurtuluş ve Kuruluş Yılları", "Fatih Sultan Mehmed", "İstanbul'dan Sayfalar" gibi birçok önemli eseri kaleme aldı. Ayrıca seyahatlerine dair anekdotları içeren "Gel Dünyayı Keşfedelim: Gezgin Bir Tarihçinin Seyahat Defteri" adlı kitabıyla da dikkat çekti.

Ortaylı’nın dil bilgisi de sıkça gündeme gelirdi. Kimileri onun dokuz dil bildiğini iddia etse de kendisi daha mütevazı açıklamalar yapardı. Almanca, İngilizce, Rusça, Fransızca ve İtalyanca dillerine hâkim olduğunu söylerdi. Latinceyi az bildiğini belirtirken, Farsça için "bilirim", Arapça için ise "eh işte" ifadelerini kullanırdı. Aynı zamanda İbranice üzerinde çalıştığını ve Osmanlıca metinleri okuyabildiğini dile getirirdi.

Kariyeri boyunca ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görüldü. 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne değer görülen Ortaylı için Cumhurbaşkanı Erdoğan ona "Yaşayan bir tarih" ifadesini kullanmıştı.

Daha önce ise 2001 yılında Aydın Doğan Ödülü’nü ve 2006’da İtalya’da düzenlenen Avrupa ile Akdeniz Arasında Lazio Ödülü’nü kazanmıştı. Ayrıca 2007’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından imzalanan bir kararla Puşkin Madalyası’na layık görülmüştü.

Bunun yanı sıra Türk Tarih Kurumu’nun şeref üyeleri arasında yer alıyor ve 2018’de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından Cumhuriyet Ödülü’ne de değer görülmüştü. Engin bilgi birikimi ve akademik başarılarının yanı sıra Ortaylı’nın renkli kişiliği de en az çalışmaları kadar konuşulurdu.

Bir gün Midilli’de çıplak ayakla oynadığı Harmandalı oyunu sosyal medyada büyük ilgi görürken, başka bir gün "Mobilyacı gezeceğinize dünyayı gezin" tavsiyesiyle yeni evleneceklere sesleniyordu. Özel hayatında, 1981-1999 yılları arasında Ayşe Özdolay ile evli kalan Ortaylı’nın Tuna isminde bir kızı oldu.

SİYASİ KONULARA TARTIŞMALI KATILIMI

İlber Ortaylı, tarih ile ilgili açıklamaları ve programlarının yanı sıra, kimi zaman siyasi ve güncel meselelerde de tartışmalara yol açan bir isim oldu. Tanınmış tarihçi, 2019 yılında İstanbul yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım'ın seçim kampanyasına katıldı. Yıldırım'ın YouTube kanalında paylaşılan bir videoda, Ortaylı'nın eski Başbakan ile birlikte Tarihi Yarımada'da yürümesi, İstanbul hakkında sohbet etmesi ve seçim vaatlerini dinlemesi toplumda bazı kesimlerin eleştirilerine sebep oldu.

 Göçmen bir aileden gelen Ortaylı, özellikle sığınmacılara yönelik açıklamalarıyla dikkat çekti. Ağustos 2024'te KAFA TV adlı YouTube kanalında yaptığı bir değerlendirmede, "Suriyeli sığınmacıların geri gönderilmesi gerektiğini" dile getirdi. Söz konusu programda söyledikleri, kamuoyunda büyük destek gördü.

Ortaylı'nın Ağustos 2025'te Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazısında ise başka bir demografik öneri gündeme geldi. Kuraklık nedeniyle Fırat ve Dicle havzalarındaki nüfusu azalan köylerin "Asya'dan gelecek kardeş potansiyel nüfusla doldurulması gerektiği" görüşünü dile getirdi. Yazıda, "Çin'in nükleer denemeleriyle zarar gören Uygur bölgesinin çalışkan çiftçileri kısa zamanda Türkiye'ye getirilmeli. Hayvancılık konusunda uzman Kırgızlar da bu topraklarda faaliyet göstermelidir" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, özellikle DEM Parti tarafından "ırkçı ve insan haklarını hiçe sayan bir anlayış" şeklinde eleştirilirken geniş kamuoyunca doğru bir düşünce olarak benimsendi hatta devlet katında itibar görmüş olacak ki bu Çin’den dolaysıyla Sincan bölgesinden gelecek turistlere vize 3 aya çıkarıldı.

Gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)