19 Eylül 2026
Son Dakika

‘Gümrükçü Russo’nun 180. yaşdönümüne saygı sergisi​

Naif resmin kurucusu Gümrükçü Ruso lakaplı Henri Rousseau'nun 180. yaş gününe armağan olarak İstanbul'da, Türk naif ressamlarından Betül Bapir, Esra Sirman, Uğural Gafuroğlu, Zeynep Sirman yaz sergisi açtı.

24 Temmuz – 23 Ağustos 2024 

Denizbank Sanat Galerisi, Büyükdere Caddesi 141, Esentepe, Istanbul 

 

Yüreğimizi hafifleten, neşeli, düşlerimizi ve çevremize bakışımızı renklendirici bir yaz sergisi sunuyoruz.    

Bu yıl naif sanatın öncüsü Henri Rousseau'nun?180. doğum yıldönümüdür. İstanbul'lu dört değerli ve deneyimli naif (safyürek) sanatçı eserleriyle İstanbul ve Henri Rousseau'ya renkli bir saygı duruşu sunuyorlar. Safyürek veya naif resim tarzının ortak özellikleri iyimser, muzip, çocuksu, renkli, düşsel tercihleri ve perspektif?gibi bazı formel resim kurallarına aldırmamalarıdır. Kolaylıkla alımlanıp beğenilirler, izleyenlerde neşe, coşku, hafifleme ve sevinç duyguları uyandırırlar. Sanatçılar Betül Bapir,?Esra Sirman, Uğural Gafuroğlu ve Zeynep San? Rousseau tarzı bir resimleriyle büyük ustayı anmış olacaklar, kalan işleri kendi olağan tarzlarını yansıtan İstanbul yorumları olacaktır. Dört sanatçı da safyürek sanatın istif, yüksek bakış açısı ve sürrealizmi çağrıştıran düş zenginliği özellikleri taşırlar ancak üslupları oldukça farklıdır. Vurgulanması gereken başka bir?özellikleri de sanatlarına adanmışlıklarıdır, her dakika resim düşünürler hatta düşlerinde bile resim yaparlar. 

Başımızın üzerinden geçen kuşlar gibi özgür bu ruhlar, bizlere bitimsiz sevgileri, yalınlıkları, dolaysızlıkları, çocuksu saflıkları, insancıllıkları ile ördükleri renkli? görsel öykülerini?bizlere sunuyorlar. Sanatçılarımızın tümü resim haricindeki yetki eğitimleriyle son yıllarda çağdaş sanatın üzerinde yoğunlaştığı çok disiplinli, melez, hibrid kesişim alanlarına yönelimi hatta arayışı tavrına da dikkat çekici bir paralelliği sunmaktadır. 

Attila Güllü 

Küratör 

 

HENRI ROUSSEAU  (GÜMRÜKÇÜ  ROUSSEAU) KİMDİR? (1844-1910) 

 

XIX. Yüzyılın sonlarına doğru ivmesi ve etkileri giderek artan sanayileşme olgusuna koşut olarak kimi burjuva değerlerinin önlenemez egemenliği karşısında ezilen, çok da önemsenmeyen ve adına?naif sanat?denilen bir tür resim anlayışından söz edilmeye başlanır. Perspektif kurallarından habersiz, kendi kendini yetiştirmiş, sokaktan ve her meslek grubundan sanatçılara?naif?sıfatı uygun görülmüş. İzlenimcilik sonrası, izlenimcilikle soyutlama arasında, resim ve heykel sanatıyla uğraşan bu kişilerden söz edildiğinde sıradan bir gümrük memuru olan Henri Rousseau’nun adı ön sırada anılır.? Yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkmaya başlayan ve alaya alınan bu sanat anlayışı XX. yüzyılda çok sistematik boyutlarda olmasa da, giderek zaman içerisinde kimilerince benimsenmeye başlanmış, sınırları aşan, üslup birliği ortakça kabul edilmiş. Rousseau’nun resimleri günümüzde müze ve koleksiyonlarda yerini almış, naif sanat ve sanatçılar hakkında makaleler, kitaplar yazılmış ve sergiler düzenlenmiş. İlk sırada Henri Rousseau olmak üzere Edward Hicks, Niko Pirosmani ve Alfred Wallis gibi post-empresyonist naif ressamların tabloları kendilerine özgü üslup, anlatım tekniği, tema ve kullandıkları çarpıcı renklerle ilgi çekmiş. Naif ressamlar şiirsel bir aktarımla düş dünyasını, hayal ve gerçeği aynı potada eritmeyi başarmışlar. Egzotik, yani bilinmeyen ve uzakçıl doğa görüntüleri, çocuksu düş dünyası, sanayileşen şehirlerin topografik manzaraları, vahşi doğa özlemi çoğu zaman çarpıcı yeşil, mavi, kırmızı, turuncu renklerin öne çıkmasıyla birer renk senfonisi biçiminde tablolarında yer almış. Prag Gallerie Nationale’deki perspektifin olmadığı?Otoportre’si (1890), Zürih’deki KunstHaus’da sergilenen?Portrait de M.X. (1910)?portresi dikkat çekmiş. Çıplak kadın figürünün aslan, fil, kuş, maymun ve yılanlarla birlikte resmedildiği?Düş – Le Rêve, Kaplan ve Manda’nın Savaşımı – Combat de tigre et buffle (1891), Aç Aslanın Karacaya Saldırısı – Le Lion, ayant faim se jete sur l’antilope (1898)?adlı tabloları en bilinenler arasındadır. Félix Vallotton ve yazar Alfred Jarry, Henri Rousseau’yu ilk keşfedenlerdendir. Henri Rousseau; André Derain, Henri Matisse, gerçeküstücü ressam Robert Delaunay, şair Apollonaire ve Picasso’nun beğenisini kazanmış. Resimleri günümüzde Paris’de Orsay, Orangerie, Picasso ve Pompidou’da; Londra’da National Gallery’de, St. Petersburg’da l’Hermitage’da, New York’da Museum of Modern Art – MoMA’da, Philadelphia’da Museum of Arts’da düzenli olarak sergilenmektedir.? (Wikipedia ve diğer kaynaklardan alıntı) 

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

İlgili İçerikler