Son Dakika



Zamanın elinde kıvrılarak ucun ucun geçmişin arasına karışan bir yıl daha sona eriyor. Gökyüzü, yıldızlarla süslenmiş bir örtü gibi üzerimize örtüldüğünde -kendi hikâyemizin son sayfasını çevirmenin zamanı geldiğinde- içsel bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu gece, kendi iç dünyamızda yürüdüğümüz yolların tozunu silebiliriz.

GECEYE KARIŞAN DUYGULAR

Gönül ister ki kar yağsın geceye. Yavaşça düşen kar taneleriyle beyaz bir örtüye bürünen sokaklar geceyi sarhoş ederken içimizdeki duygular inceden hafif bir melodi gibi çalmaya başlayacaktır.

İyi geceler öpücükleri, sıcak gülüşler, hüzünlü veda anları... Hepsi bir arada, bir yılın renkli tablosunu oluşturan anılar. Bu anıları topluyor, sevgiyle sarılıyoruz. Belki de bir yılın ardında bıraktığımız izler, bir sanat eserinin sayfalarında geziniyordur. Her an, bir ressamın fırçasından düşen bir boya damlası gibidir.

YENİ BİR SAYFA YENİ BİR RENK

Yılın son sayfasını çevirirken bir diğer sayfa belirginleşiyor. Yeni bir yılın kapılarını aralamak, bilinmezliğin heyecanını yaşamak için adeta bir davet. İleride bizi bekleyen boş sayfalara kendi öykümüzü yazma fırsatı... Yeni bir başlangıç, bir tuvalin üzerine dokunulmamış bir fırça darbesi gibi temiz ve saf.

Gelecek, bir sanat eserini yaratmak için bir palet gibi önümüzde duruyor. Renk renk seçenekler, farklı duygular ve anılarla dolu. İşte burada, yeni bir yılın başlangıcında, sanat eserimizi nasıl şekillendireceğimize dair bir karar anı var. Belki de bu sefer, daha cesur bir renk paleti seçeriz; umut yeşili, cesaret kırmızısı, keşif mavisi... Yeni yıl, bize sadece bir takvim değişimi değil, içsel bir dönüşüm fırsatı sunuyor.

YILDIZLAR ARASINDA YOLCULUK

Yeni yılın ilk gecesi, sanki yıldızlar arasında bir yolculuğa çıkıyormuşuz gibi hissettirir bize. Gökyüzü, umut dolu dileklerle parlar. Yıldızların altında, geçmişin bıraktığı tiksinç izleri silerek geleceğe adım atarız. Belki de bu gece, bir yıldızı yakalamak ve ona bir dilek fısıldamak için en uygun an.

Bu yolculuk, içsel bir keşif serüvenine dönüşür. Kendi yıldızlarımızı takip eder, kendi gökyüzümüzü yaratırız. Yılın ilk anları, bir ressamın boş tuvaline ilk dokunuşunu yapması gibi kutsal bir an. İşte burada, hayatımızın sanat eserini yaratma yeteneğimizle karşı karşıyayız.

Ve belki de bu gece, her birimizin kalbindeki sanat galerisi, geçmişin izlerini barındıran duvarlardan arınır. Yeni bir yılın getirdiği tazelikle, duygularımızın ve düşüncelerimizin tuvalini temizleriz. Her bir fırça darbesi, bir öncekinden daha cesur daha anlamlı. Yeni yılın getirdiği enerjiyle sanat eserimizi daha da derinleştirir, renklendiririz.

SONSUZ BİR YOLCULUK

Bir yılın sona ermesi sadece bir takvim değişimi değil, içsel bir dönüşüm fırsatıdır. Yıldızların altında yapılan bu kısa ama etkileyici yolculuktan sonra kendi içsel dünyamıza bir bakalım. Her birimiz, sanatçılar olarak kendi yaşam tablolarımızı yaratma gücüne sahibiz.

Bu sonsuz yolculukta geçmişin izlerini silerken geleceği kucaklamak için cesur adımlar atabiliriz. Belki de kendi içsel yıldızlarımızı keşfeder, onlara doğru bir yolculuğa çıkarız. Ve bu yolculuk, bir ömür boyu devam eden bir sanat eserinin parçası olur.

Bir yılın ardından yeni bir başlangıcın eşiğinde dururken içimizdeki sanatçının fırçasını daha da cesurca sallayabiliriz. Her bir an, bir tuvalin üzerine düşen benzersiz bir damla olacak. Ve böylece yaşamın renk paletiyle içsel bir resim oluşturarak kendi sanat eserimizi yazmaya devam ederiz.

Bu sonsuz yolculukta, içimizdeki sanatçının rehberliğinde her birimiz kendi eşsiz eserimizi yaratmaya devam ederiz. Ve böylece yeni bir yılın başlangıcında kendi içsel sanat galerimizi daha da zenginleştireceğiz.

Sami Günal
Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)