Buruk Acı / Selim Esen
Yeni İstanbul gazetesinde Türkan Şoray adıyla tefrika roman çıktı. Adı Buruk Acı'ydı. Daha sonra filmi de yapıldı ve şarkı sözleri ünlü bir kadın şairimize aitti
Abdullah Cevdet tarafından 1918’de çıkarılan ve kısa bir süre yayın hayatına devam eden bir gazeteydi. Yeni İstanbul. 1949’da tütün tüccarı Habib Edip Törehan tarafından Tünel’de basılmaya başlayan gazete de Yeni İstanbul adını taşıyordu. Türk gazeteleri arasında ekonomi sayfası açan ilk günlük gazete idi. 1964’de müteahhit Kemal Uzan tarafından satın alındı. 1973’de adı İstanbul olarak değiştirildi. 1981’de bir süre kapandı, sonra yeniden Yeni İstanbul adıyla yayımı devam etti. Kadrosunda Sacit Öget, Muzaffer Soysal, Faruk Sünter, Bedii Faik, Falih Rıfkı Atay, Reşat Nuri Drago, Fikret Adil, Hüseyin Avni Şanda, Ömer Sami Coşar, Refik Halit Karay, Baki Süha Ediboğlu, Tarık Buğra, İlhan Tarus, Azra Erhat, İlhan Selçuk, Hikmet Saim, Abdülhak Şinasi Hisar, Abdi İpekçi, Vedat Nedim Tör, Mehmet Kemal, Necip Fazıl Kısakürek, Vecdi Bürün, Halide Nusret Zorlutuna, Galip Erdem, Kâmil Turan, Orhan Koloğlu, Cemal Kutay, Teoman Erel, Ratip Tahir Burak, Hasan Sami Bolak gibi güçlü kişileri barındırdı. Yeni İstanbul’un son sahibi Kemal Uzan gazetenin istediği tiraja ulaşamadığını görünce yazı işleri müdürü Erol Dallı’yı yanına çağırdı: “Git Türkân Şoray’a roman yazmasını söyle, yayınlayalım…” Dallı, Türkân Şoray’ın roman yazmadığını, yazamayacağını belirtince de: “Ben roman yazdım yayınlayacak yer yok diyen o kadar çok adam var ki, alırsın birinden, üstüne de Türkân Şoray’ın adını koyar yayımlarsın” dedi. Dallı’nın aklına Cumhuriyet’te tashih servisinde çalışan ve romanını yayımlatamayan Adnan Özyalçıner geldi. Özyalçıner, romanın Türkân Şoray adıyla yayımını kabul etti. Erol Dallı bunun üzerine konuyu, Türkân Şoray’la birlikte yaşayan ve Galatasaray Lisesi’nden arkadaşı olan Rüçhan Adlı’ya açtı. Adlı düşünceyi olumlu karşıladı, anlaşma sağlandı. Erol Dallı ‘Buruk Acı’ adı verilen roman için yazarına 5 bin, Türkan Şoray’a ise 10 bin lira verilecekti. Roman gazetede tefrika edildi. İlgi büyüktü… Tiraj birden tavan yaptı, 60 bine çıktı. Öylesine beğenilmişti ki, aynı adla bir de sinema filmi çekildi. Renkli film çekimlerine henüz başlandığı süreçte “tamamen renkli” afişiyle tanıtılan filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Nejat Saydam, başrol oyuncusu ise Türkan Şoray’dı. Film, 1969 yılında gösterime girdi. Tanju Gürsü, Muzaffer Tema, Aliye Rona, Ali Şen, Aynur Aydan, Ergun Köknar diğer rolleri paylaştılar. Filmde Ülker rolünü canlandıran Türkan Şoray, doktor olmak isteyen ama üvey annesi tarafından engellenen bir genç kızdı. Evden kaçmış, sığındığı bir otelde kör bir besteci ile tanışmış, evlenmişti. Ama olumsuzluklar Ülker’in yakasını bırakmamıştı. Filme adını veren şarkı uzun yıllar gençler arasında dilden dile dolaştı… Sennur Sezer Şarkı sözlerinin de romanın yazarı Türkan Şoray’a ait olduğu sanılıyordu. Oysa, Romanın içinde yer alan ‘Buruk Acı’ şiiri Adnan Özyalçıner’in hayat arkadaşı Sennur Sezer’e (1943-2015) aitti: Gurbet içimde bir ok, her şey bana yabancı, Belkıs Özener Şarkıyı Teoman Alpay besteledi, Belkıs Özener seslendirdi. Yeşilçam’ın gelmiş geçmiş en güzel şarkılarından biri olmayı başardı. Selim Esen


Hayat öyle bir han ki, acı içinde hancı.
Sevmek korkulu rüya, yalnızlık büyük acı,
Hangi kapıyı çalsam, karşımda buruk acı.
Yıllar yılı gönlümde, bir gün sabah olmadı,
Bu ne bitmez çileymiş, neden hâlâ dolmadı.
Sevmek korkulu rüya, yalnızlık büyük acı,
Hangi kapıyı çalsam, karşımda buruk acı.
Gercekedebiyat.com














