Son Dakika

kendini-baskalarinda-arama-745702.webp


Sayısız tekrarlarla devam eden, hatalar ve pişmanlıklarla dolu bir hayatı sonsuza kadar yaşayamayız… Değişim ve yenilenme şarttır, çünkü hep aynı çizgi üzerinde yol alan hayatın içinde ne bilgelik ne olgunluk ne de çıkış olur… Ne de renkleri ve özgürlüğü görebiliriz… Burada görebileceğimiz tek şey teslimiyet ve tükenmişliktir ve bunu yaratan da insanın kendisidir. Başka bir ifadeyle kendi ellerimizle kendimize tuzak kuruyoruz ve yine kendi ellerimizle kendimizi kafese kapatıyoruz.

-Öğreneceğiz... Öğreneceğiz ve kendi gerçekliğimizi göstereceğiz. Sahip olduğumuz bir tek hayatımız var ve bunu yenilenmeden yana yaşayacağız. Zihinsel olarak, nitelik ve nicelik olarak bizi biz edecek cesur adımlara ihtiyacımız var… Düşünmemize ve anlamamıza yardım edecek edebiyat, sanat, bilim, felsefe ve en önemlisi  “hayatın derslerine” ihtiyacımız var, çünkü bunlar en iyi öğreticilerdir. Doğru olarak kullanılacak pişmanlıktan alınacak dersler de iyi birer yol göstericidir… Bunlar bize olaylara, olgulara derinlikli bakmayı öğretirler.

-Ne var ki tarihimiz boyunca bilerek ya da bilmeyerek kendimize başkasının sınırlarında yer edinmek gibi temel kişilik kusurlarına sahip olmuşuz… Kalbimizin başkası için çarpması, bir başkasının başarısı veya mutluluğuyla büyülenmek; bir diğerinin politik statü ve mali başarılarıyla övünmek, özlem duymak çok zaman bize kaybettirmiştir. .. Bu da dünü, bugünü ve yarını, güzellikleri, ışığı ve çiçekleri yaşamamıza engel olmuştur… Oysa dışımızdaki yapılarca, irademiz dışında seçenek olarak önümüze konulan ve uğruna didişmemiz istenilen maddi zenginlikler, eşyalar, güç, iktidar, sosyal düzey, milliyet ve din, onur, kibir ve benzerleri yaşamın sahte yüzleridir… Varoluşumuzun yüzeysel görüntüleridir… Hayatı zehirleyen oluşumlardır ve bizi endişeye, kaygıya, sürekli güvensizliğe veya güvenlik aramaya yöneltirler. Asla yüce değildirler… Asla özgün değildirler… Hayata kalite katmazlar…

-Kendimizi keşfetmek, tanımak ve başarmak hayatımızın duygusal yönlerini anlamlı hale getiren unsurlardır. Yenilenme ve değişim yaşama isteğimizi artırır, bizi hiçlikten alıkoyarlar.

-Potansiyelimizin farkına varacak, yarının yollarını ve yaşam tarzını oluşturmaya hizmet edecek yetiler kazanmamız gerekiyor. Vazgeçmek veya teslim olmak bir seçenek değildir. Şu kaskatı dünyada yalnız kalabilir, savunmasız, ürkütücü bir sessizliğe sürüklenebilir, bütünle bağlantımız kopabilir, ötekine dayanılmaz gelebiliriz ama kendi özgünlüğümüze yelken açacağız ve bu en büyük ödüldür. 

Haydar Uzunyayla
Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ YAZI

Benzer İçerikler