Törene, Pakistanın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd, İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, Eyüpsultan Kaymakamı Dr. Arslan Yurt, Doç. Dr. Davut Şahbaz, Albayrak Grubu Kurumsal İletişim Koordinatörü Esad Sivri ve çok sayıda davetli katıldı.

Yusuf Cüneyd, Mohamad Ali Cinnah’ın vizyonu ve liderlik anlayışının yalnızca Pakistan için değil, modern dünya adına da kalıcı dersler içerdiğini belirtti.

Cinnah'ın popülist yaklaşımdan uzak bir hukuk temelli siyaset anlayışı benimsediğine değinen Büyükelçi, siyaseti bir şovdan çok adalet ve temsil temeli üzerine kurulu anayasal bir süreç olarak gördüğünü ifade etti.

Ayrıca, Pakistan’ın oluşum felsefesi olan "İki Millet Teorisi"nin ardındaki entelektüel ve sosyolojik dinamikleri açıklayarak, Cinnah’ın Hindistan Müslümanlarını yalnızca dini bir azınlık olarak değil, kendine has gelenekleri, kültürü ve hukuk anlayışlarına sahip bağımsız bir topluluk olarak gördüğünü vurguladı.

Pakistan’ın kurulma talebinin herhangi bir düşmanlıktan değil; barış, onur ve istikran ancak adalet ile karşılıklı saygıya dayalı bir siyasi düzenle sağlanacağına olan inançtan kaynaklandığıdile getiren Cüneyd, Cinnah’ın halkına yaptığı "İmanla disiplinle ve fedakarlıkla bağlı kalındığında ulaşılamayacak hiçbir hedef yoktur." çağrısını hatırlattı.

Content media

Pakistan’ın kuruluş idealinin eşit vatandaşlık, laiklik ve kapsayıcılık üzerine oturtulduğunu söyledi. Konuşmasında Cinnah’ın kararlılığına dikkat çeken Büyükelçi Cüneyd, onun ciddi sağlık sorunları yaşadığı dönemlerde bile bağımsızlık mücadelesine olan iradesini kaybetmedini belirtti.

Cinnah’ın düşüncelerini sadece bir siyasi liderlik dersi olarak değil aynı zamanda yaşam rehberi olarak gören Büyükelçi, konuşmasışu tavsiye cümlesiyle tamamladı: "Bir karar vermeden önce yüz kez düşünün; ancak karar aldıktan sonra ona tek bir kişi gibi bağlı kalın."

İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet lün ise Muhammed Ali Cinnah’ın Pakistan’ı kurarken ortak hafızayı, ideali ve aidiyet bilincini inşa etme başarısına vurgu yaptı. Sün, Türkiye ve Pakistan arasındaki kardeşlik ruhunun yüzyıllardır süregelen dayaşmayla pekiştiğini belirterek, "Ne zaman yardım gerekse Pakistan ilk adımı atan taraf oldu; aynı şekilde biz de her sıkıntılı anlarında onların yanında olduk. Bu kardeşlik sözle sınırlı değil; gerçek zorluk anlarında bir kenetlenme örneğidir." ifadelerini kullandı.

Etkinlikte söz alan Pakistan Tarihi kitabının yazarı Doç. Dr. Davut Şahbaz ise Rami Kütüphanesi’nin anlamına dikkat çekerek burada yapılan etkinliğin sıradan bir törenin ötesinde derin bir anlam taşıdığını belirtti. Cinnah’ın milyonlarca insanın dağılmış umutlarını bir araya getirerek bu rüyaları somutlaştırdığını ve koca bir coğrafyanın küllerinden yeniden doğmasına öncülük ettiğini aktardı. Ayrıca Şahbaz, Cinnah’ın Türk tarihi açısından da özel bir yere sahip olduğunu söylerken onun İslam dünyasının birliğine ve Osmanlı mirasına her zaman büyük bir saygıyla yaklaştığını ifade etti. Hint Müslümanları öncülüğünde başlatılan Hilafet Hareketi’ne verdiği desteği hatırlatarak Cinnah’ı İslam dünyasının üzerinde koruyucu bir bakışla duran önemli bir lider olarak tanımladı. Şahbaz, konuşmasında ayrıca Cinnah’ın "Bu topraklarda adaleti, eşitliği ve mazlumun hakkını korumamız gerekiyor. Biz acılar yaşadık, bedeller ödedik ama asla teslim olmadık. Ne unutmalıyız ki her zorlukla beraber bir kolaylık vardır." sözlerine vurgu yaparak Pakistan’ın mücadele ruhunu yatma gerekliliğini vurguladı.

“Londra'da hukuk eğitimi almış, anayasa hukukunun karmaşık yapısını en iyi şekilde çözen, zarif giyim tarzı ve entelektüel yetkinliğiyle sömürge valilerini etkisi altına alan bir hukuk simgesiydi

“Muhammed Ali Cinnah. O, mücadelelerini silahlarla değil, kalem, hukuk ve sarsılmaz mantıkla yürüttü. Karşılaştığı zorluklara rağmen tek bir an bile tereddüte düşmedi, çünkü özgürlüğün pazarlık konusu yapılamayacak kadar değerli olduğunu derinden biliyordu.

“Onu büyük yapan en önemli özelliği ise katı bir politikacı kimliği taşımaması, bunun aksine derin bir kalbe ve ruha sahip olmasıydı.dedi.

Törende ayrıca Cinnah'ın yaşamını ve Pakistan'ın kuruluş sürecini konu alan "Bir Milletin Kuruluş Hafızası" adlı belgesel ile Pakistan Büyükelçisi Yusuf Cüneyd'in dokuz yıl önce Türkiye'ye dair bir anısını paylaştığı TVNET röportajından bir kesit de gösterildi. Bir milletin kuruluş yolculuğu fotoğraflarla sergileniyor Türkiye ile Pakistan arasındaki tarihi dostluğu yansıtan sergi, Alt Kıta Müslümanlarının Türk Milli Mücadelesi sırasında gösterdiği kardeşlik ve vefa duygusunun temel taşlarını ortaya koyuyor.

Londrada hukuk öğrenimi görmüş ve siyasi yaşamı boyunca hukukun üstünlüğüne, meşru temsile inanmaya tutkulu bir şekilde bağlı kalmış olan Cinnah’ın yaşamı, döneme ait tarihi fotoğraflarla sergide kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

Sergide gençlik ve aile fotraflarından başlayarak Londra’daki Yuvarlak Masa Konferansına, 1940 yılında alınan Lahor Kararından 14 Ağustos 1947de gerçekleşen iktidar devri törenine kadar pek çok önemli an ziyaretçilere sunuluyor.

 Sergi, ziyaretçilerini bir milletin kuruluş hafızasında geçmişten günümüze ilham veren bir yolculuğa çıkarıyor. Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen sergi, 23 Hazirana kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)