Psidia’nın Sagalassos’u, uzaktan bakıldığında göğe yaslanmış bir kartal yuvası gibidir hala. Aşağıda Ağlasun’un taş sokaklarından başını kaldıran herkes, Akdağ’ın yamacına tutunmuş bu heybetli kenti görür; sanki elini uzatsa bulutlara değeceğini sanır. Kentin yükseklerinden aşağı bakıldığında ise uçsuz bucaksız ovalar, kıvrılarak uzayan su yolları ve onları çepeçevre saran Toroslar…

Ama Sagalassos’u güçlü kılan yalnızca dağlar değildi. Kentin meydanlarında tanrıların gölgeleri dolaşırdı. Ares savaşçıları korur, Athena bilgeliği fısıldar, Zeus göklerden kenti gözetirdi. Akşamları dokuz bin kişilik tiyatroda insanlar ve tanrılar aynı coşkunun içinde buluşur; yankısı yıldızlara karışan şarkılar söylenirdi. Açlık bilinmez, yoksulluk kapılardan içeri giremezdi.

Kentin çeperinde işlikler uzanırdı. Fırınlarda pişen toprakların kokusu rüzgâra karışır, ustaların ellerinde seramikler şekil bulurdu. Ovalarda tarım yapılır, yukarıda zenginlik ve ihtişam yükselirdi. Kuzeye açılan vadilerden geçen ticaret yolları kente servet taşırdı. Dağın yamacına kurulmuş bu şehir hem zengin hem güvenliydi; çünkü düşman daha yaklaşmadan tepelerden görülürdü. İnsanlar yüzlerce yıl boyunca refah içinde yaşadı.

Sonra bir gün, aşağıdan bakanlar gökyüzünde tuhaf bir karanlık fark etti. Sagalassos’un üzerinde yükselen bulutlar alışılmış yağmur bulutlarına benzemiyordu; pişmiş toprağın rengine çalan ağır bir toz göğü kaplamıştı. Yağmur başladığında toprağın altı kayar gibi oldu. İnsanlar ayakta durmakta zorlandı.

Ve ardından yer sarsıldı.

Dağ uğuldadı, taşlar kırıldı, tapınak sütunları devrildi. Çocukların çığlıklarıyla kadınların feryatları birbirine karıştı. Zeus’un bile kulaklarını kapattığı söylenirdi o gün. Poseidon’un öfkesiydi bu belki; ama tanrılar çok geç kalmıştı. Çünkü Hades artık kentin sokaklarında dolaşıyordu.

Deprem nihayet sona erdiğinde Sagalassos’ta artık taş üstünde taş kalmamıştı.

Yıkılan agoranın ortasında toplanan halk önce ölülerini gömdü. Kayalara oydukları sessiz mezarlara… Sonra yıkıntıları kaldırıp eskiyi tamamen silmek yerine, harabelerin üzerine yeni bir şehir kurdular. Bu yüzden bugün bile Sagalassos’ta eski ile yeni yan yana durur: iki agora, iki tapınak, iki ayrı zaman gibi.

Ama kent artık eski kent değildi. Zenginliği azalmış, neşesi kaybolmuştu. Antonius Çeşmesi’nin suları hâlâ akıyor, mermerler hâlâ güneşte parlıyordu; yine de şehrin içinde dinmeyen bir yas vardı. Sagalassos artık sessizce ağlıyordu.

Önce tanrılar terk etti kenti. Athena sustu, Zeus göğe çekildi, Poseidon öfkesini denizlere götürdü. Yalnızca Ares kaldı; çünkü savaş yaklaşmaktaydı.

O sırada Büyük İskender, aşağı vadilerden yukarı ilerliyordu. Önüne çıkan kentleri yıkan, kadınları köleleştiren büyük ordu Sagalassos’un eteklerine dayanmıştı. İskender Tepesi’nin bulunduğu yamaçlarda günlerce beklediler.

Kent halkı yorgundu. Depremin yaralarını hâlâ saramamışlardı. Ama teslim olurlarsa çocuklarının ve kadınlarının köle yapılacağını biliyorlardı. Bunun üzerine kentin erkekleri tapınağın önünde toplandı ve son kişi kalıncaya kadar savaşacaklarına yemin etti.

Sonra, tarihin en karanlık kararlarından birini verdiler.

O gün Sagalassos’un sokakları kana bulandı. İşliklerde pişirilen kırmızı toprak rengi, artık savaşçıların kanıyla aynıydı. Sanki kütüphanenin yanındaki çeşmeden akan su, agoraya kan taşıyordu. Tapınaktan aşağı uzanan yol ise ölüme çıkıyordu.

Kent düştü.

Harabeye dönüşmesi uzun sürmeyecekti artık. Tarihin akışı içinde önemsiz bir zaman dilimi.. İhtişamlı geçmişin hatırası belki biraz daha yaşadı belleklerde  sonra o da silinip gitti.

Adı bile unutuldu şehrin. Öyle ki, çok sonraları hemen dibinde zuhur edecek mütevazi yerleşimin, Ağlasun’nun, neden bu isimle anıldığı, ismin Sagalassosla bağlantısını sakinleri dahi bilmeyecekti.

Gariptir, her şey unutuldu belki ama, savaşın kaderinin belirlendiği tepenin adı, o acımasız kanlı günden bugüne yadigar kalacaktı; İskender Tepesi.

Felaketin büyüklüğü geçmişin ihtişamını gölgede bırakmıştı…

Nurten Çağlar Yakış
Gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)