Birgün yazarına solculuk dersleri
İletişim tayfasının kardinallerindenTanıl Bora'nın Cereyanlar kitabının CHP yöneticilerince başucu kitabı olarak ilan edilmesine gelen eleştirileri Birgün yazarı Prof. Selçuk Candansayar göğüslerken gülünç durumlara düşüyor.
CHP Genel Başkanı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başucu kitabı olarak ilan ettikleri Birikim ve İletişim çevresinin iyi çocuğu Tanıl Bora’nın Cereyanlar kitabı üzerine tartışmalara Birgün yazarı Prof. Dr. Selçuk Candansayar da katıldı. Candansayar, Ahmet Yıldız’ın yazısında dikkat çektiği Prof. Dr. Vamık Volkan’la hem meslektaş hem ‘Kültürel antropoloji’ ve ‘Politik psikiyatri’ gibi aynı uzmanlık alanında çalışmış. Birgün gazetesinde yazıyor, TMMOB, TTB, EĞİTİM SEN gibi örgütlerin yaz kamplarının gözde davetlisi. Selçuk Candansayar, Tanıl Bora’ya yönelik gittikçe büyüyen tepkileri, sağolsun, hemen ‘ulusalcılar’ın, ‘Kemalistler’in, ‘Perinçekgiller’in filan diye kolay ezber yoldan bitirmiyor, Tanıl Bora’yı, hata da yapan no’lacak ki bizim gibi bir fani olarak temizlemeye çalışıyor. Profesör kardeşimiz, söz konusu tepki ve eleştirileri Tanıl Bora’nın “geçmişte yaptığı bir hata”ya dönük “bitmeyen kin” olarak tanımlayıp bunu, “solun laiklikten ve sınıf analizinden koparılmasının zirve noktası... Haksız ve etik dışı kontrolsüz öfke, işte o dönemin yarattığı ağır bedelin bir türlü ödenemeyen faturası… İptal kültürü ve linçcilik” olarak niteliyor. “Arada yapılan yanlışlar, iyi insanlıktan azade etmez kimseyi. Hepimizin en az bir yanlışı yok mudur hayatta?” “İletişim Yayınları ve Birikim çevresinin başını çektiği o 'liberal sol'…” diyerek (her ne kadar ‘liberal sol’u tırnak içine alsa da ki bu kendisinin bu tanıma katılmadığı anlamındadır) ardından, "Tanıl Bora hiçbir zaman o liberal sol cepheye dahil olmadı.” diye temizlik yapıyor. Prof. Candansayar’ın bir de “Solculuk, her şeyden önce diyalektik düşünmektir” diye ders vermeye çalışması yok mu Hocaya biraz da maalesef bizim ders vermemizi gerekli kılıyor! TANIL BORA’YI YAE’Cİ YAPAN TAM DA BU KİTAPTIR Hoca efendi, Tanıl Bora’yı yetmez ama evetçi yapan (ya da sizin deyiminizle sessiz kılan) bir anlık bir baş dönmesi, gaipten bir siyah civcivin belirmesi değil oldukça ‘diyalektik’ bir süreç, yani tam da bu kitabında dile getirdiği fikirler daha doğrusu bunlarında arka planında yatan temel mantalitedir. Nedir bu? Cumhuriyetin muarızı olmak ve dolaysıyla kuruluş paradigmasına, kuruculara duyduğu bitmek bilmez kin! Asıl kindar olan Tanıl Bora’nın ta kendisidir, yeni eseri, bu kinin hala canlı olduğunu bunca olup bitenden sonra dahi kininde hiçbir azalmanın olmadığını bize bir daha gösterdi. Tanıl Bora, işte bu kinle İslamcılara destek verdi. (Hatta intikamına onları aracı kıldı desek daha doğru olur.) Tanıl Bora için esas, Cumhuriyet karşıtlığıdır, tıpkı İslamcıların olduğu gibi. (Odatv’deki Kadir Mısırlıoğlu videosu çok zekice bir çalışma) Bin kez yapsalar o tarafsız kaldı canım dediğiniz referandumu, Tanıl Bora yine aynı tavrı gösterecektir inanın; çünkü ‘diyalektik!’ bunu ayan beyan kanıtlıyor! (Tanıl Bora o malum çevrenin Kardinalidir; vaazını verir pis işi diyakonlara, papazlara bırakır! Onun için “sessiz” kalmıştır.) Apaçıktır bu, bunu görmeyen, görmek istemeyen, son eserini dahi anlamamazlıktan gelip geçmişini ve bugününü tolere eden herkes, Birgün yazarı siz de dahil, aslında aynı yolun yolcususunuz! Tanıl Bora’yla uğraşmak yerine ‘Sınıf siyaseti’ne dönmek, ‘Laiklik’i savunmak... önermeniz ne kadar göz yaşartıcı. Efendi! Efendi! Savunduğunuz zat tam da bunları savunanlara, bunu önerenlere bitmez tükenmez kinle yıllardır saldırdı, varlığını buna adadı, “Varlığı bilinci belirledi!" Bu saydıklarınızı savundular diye yıllardır Kemalistler, gerçek solcular Tanıl Boragiller tarafından hedefe oturtuldu, "laikçiler" diye ‘linç’ edildi! (Sahi ne kadar seviyor bu malum çevre “Linç” kavramını! Hemen ağlamaya başlıyor! Sanki Vamık Volkan, işini bitirip Türkiye’den giderken son uyarısı, “saldırıya uğrayacaksınız, savunma mottonuz ‘Linç ediliyoruuuz’ diye ağlamak olsun” diye öğretmek olmuş! Bora da bu adla kitap/lar bile yazmış yahu!) * Sayın Hoca efendi yapar mısınız bilmeyiz ama sizden naçizane ricamız “solculuk'un birinci kuralı Cumhuriyetçiliktir Tanıl yavrum" diyerek biraz kulağını bükmeniz! "Cumhuriyeti, Atatürk devrimlerini, Türk devrimini yani tarihsel materyalizmi kavramamış birisinin boyundan büyük konularda kitaplarının akıbetinin tarihin çöplüğü olduğu"nu da eklemeniz... Edebudsman 













