Edebiyat eserlerine yani kitaba yapılan saldırı Türkiye tarihiyle koşuttur.

Biz yazar ve şairler buna alışığız. 

Yalnızca kitaplarımız değil, kendimiz yakıldık, vurulduk ey halkım bu ülkede!

Ancak görsel sanatlara saldırı, 12 Eylül faşizmiyle ortaya çıkmıştı.  

Gericiliğin en önemli özelliğidir sanata saldırıdır!

Ya da tersi: Sanata saldırı, gericiliktir!

*

16 Haziran gecesi, Ankara’da Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin önündeki parkta Sabiha Gökçen heykeli ateşe verildi. İtfaiyenin müdahale ettiği yangında, heykelin yüz bölümü tamamen yandı.

Polis heykelin sabaha karşı ateşe verildiğini bildirdi. Alevler içindeki heykeli gören vatandaşlar durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, heykelin tamamı yanmadan yangını söndürdü. Ancak heykelin yüz kısmı yandı.

Sabiha Gökçen,  Atatürk’ün manevi kızı ve ilk kadın pilotumuzdu. 

Bugün yakılan heykelin -bir ironi olacak- hemen 50 metre yakınındaki Resim ve Heykel Müzesi’nde, 1986 yılında açılan uluslararası bir sergide, Polonyalı ressam Dublowskinin tablosu çıplak ve penisinin açıkta olduğu gerekçesiyle General Kenan Evren tarafından eleştirilmiş ve resim gösterimden kaldırılmıştı. (O zaman da "yalaka" olan basın tek bir kare yayınlamamıştı!)

Karst’ta heykeltıraş Mehmet Aksoy’un İnsanlık Anıtı adlı heykeli “iki büyük taş blok” olarak değerlendirilip Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından yıktırıldı.

 Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “Tükürürüm ben böyle heykele…” anlayışını ise hepimiz biliyoruz.

ahmet yıldız

Ne var ki “yakmak” sözcüğünü bile duymak Anadolu'da yetişmiş biz edebiyatçılar için çok zor.

Yalnızca kitaplarımız değil, kendimiz yakıldık, vurulduk ey halkım bu ülkede!

Bir heykeli yakmak bir insanı değil ama, insanlığın tüm birikimini yakmak demektir.

Bir heykeli yakmak insan(lığ)ı yakmaktır.

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)