Son Dakika



Erken uyanmak size kolay mı geliyor? Soyunuzda bir Neandertal olabilir. Yeni bir araştırma soyu tükenmiş Neandertal kuzenlerimizden miras kalan DNA'yı erken kalkma eğilimiyle ilişkilendiriyor.

Sirkadiyen ritmimiz, yani biyolojik saatimiz sayısız genle bağlantılı. Genome Biology and Evolution dergisinde yayınlanan araştırmaya göre Neandertallerden aktarılan genetik kod kırıntılarının da günümüzdeki uyku alışkanlıklarıyla alakası var.

San Francisco'daki California Üniversitesi'nden evrimsel genetik uzmanı ve çalışmanın ortak yazarı Tony Capra, “Sabah insanı olma eğilimiyle tutarlı bir şekilde ilişkilendirilen birçok Neandertal varyantı bulduk. Ve bu durum anlamlı bazı şeyler olduğunu düşündürüyor” diyor.

Capra ve meslektaşları bu örüntüyü tespit etmek için günümüzde yaşayan insanlardan alınan genleri, Neandertallerden ve soyu tükenmiş bir başka akraba olan Denisovanlardan alınan DNA’lar ile karşılaştırdı. Bulgular bu gruplar arasında geçmişte yaşanan melezleşmenin, atalarımızın dünyaya yayılırken değişen ortamlara uyum sağlamasına yardımcı olduğunu gösteriyor.

SOYU TÜKENMİŞ TÜRLERİN GENLERİ DNA'MIZDA

Yale Üniversitesi'nde antropoloji ve evrimsel biyoloji alanlarında çalışan Doç. Dr. Serena Tucci'ye göre bu çalışma genomlarımızın binlerce yıllık evrim ile şekillenen ve farklı soylardan oluşan bir mozaik olduğunu gösteriyor. Tucci, “Bu gruplardan bazılarının soyu on binlerce yıl önce tükenmiş olsa bile, bugün hâlâ bir şekilde genlerimizde yaşamaya devam ediyor. Geride bugün dahi biyolojimizi etkileyen bir şeyler bırakmışlar” diyor.

Avrupa veya Asya kökenli modern insanlar genetik yapılarının yaklaşık yüzde 2'sini Neandertallerden miras aldı. İlk Homo sapiensler yaklaşık 300 bin yıl önce Afrika'da ortaya çıktı ve bazıları yaklaşık 70 bin yıl önce kıtayı terk etti. Onlar Avrasya'ya doğru ilerledikçe ve Neandertaller ve Denisovalılarla karşılaştıkça, farklı türler birbirine karıştı.

Araştırmacılar, Avrupa kökenli yüz binlerce insanın sağlık ve genetik bilgilerini içeren İngiltere merkezli bir elektronik veri tabanını; ayrıca fosilleşmiş kemik ve dişlerden elde edilen Neandertal ve Denisovan DNA'sını inceledi.

Sirkadiyen ritimlerle ilişkili 246 gen tespit edildi. Bazı varyantları Neandertallerden devralan kişilerin kendini ‘kesinlikle bir sabah insanı’ ya da ‘akşamdan çok sabah insanı’ olarak tanımladıkları tespit edildi.

UK Biobank'ta epidemiyoloji profesörü olan Naomi Allen, “Eminim hiç kimse bazılarımızın gerçekten sabah insanı olduğuna dair genetik kanıtlar göreceğimizi tahmin edemezdi. Bu bulgular yarım milyon kimlik bilgisi gizli gönüllünün genetik verisini paylaşması ve dünyanın dört bir yanından araştırmacıların bu verileri değerlendirmesi sayesinde elde edildi” dedi.

Araştırmada yer almayan Princeton Üniversitesi genetik uzmanı Joshua Akey'e göre, Neandertallerden miras aldığımız bazı genetik dizilimlerin sirkadiyen özelliklere katkıda bulunması mümkün. Ama Akey uyku ritmimizin biyolojik olarak karmaşık olduğunu hatırlatıyor ve “Sabah ya da gece insanı olmanız tümüyle Neandertal atalara bağlayabileceğiniz bir şey değil” diye ekliyor.

Bilim insanlarının Neandertal ve Denisova DNA'sıyla bağlantılı olduğunu düşündüğü tek şey uyku değil. Yüksek irtifalarda düşük oksijen seviyelerine karşı artan tolerans, şiddetli Covid-19’da daha yüksek risk ve bazı hastalıklara karşı daha fazla duyarlılık da listede yer alıyor.

Bu yeni çalışma, Neandertallerden miras kalan genlerin modern insan sağlığında nasıl bir rol oynadığını inceleyen ve giderek artan bir araştırma yelpazesinin parçası. Bu tür araştırmalar paleogenetik alanında büyük bir sıçramayı temsil ediyor.

Akey, “10 yıl kadar önce insanlar hâlâ insanlarla Neandertallerin karışıp karışmadığı konusunda tartışıyorlardı” diyor. Geçtiğimiz yıl ise soyu tükenmiş kuzenlerin antik DNA’sını analiz etme konusundaki çalışmalar Nobel Ödülü'ne layık görüldü.

Atalarımızın ve genomların değişen ortamlara nasıl yanıt verdiğini anlamak modern insanın bazı sorunlarına çare olabilir. Capra şehir yaşamının, değişen vardiyaların, mobil cihazlardan ve bilgisayarlardan gelen parlak ışıkların uyku döngümüzü çarpıttığını söylüyor ve “Bunun sağlığımız için ne kadar zararlı olabileceğini giderek daha iyi anlıyoruz” diyor. Bilim insanlarına göre bu senkronizasyonun bozulmasının ruh sağlığı ile ilişkisi var. Ayrıca uyku sorunları kanser, kalp hastalığı gibi sağlık sorunlarıyla bağlantılı olan metabolizma ve bağışıklık sisteminde değişikliklere yol açabiliyor.

Gece yaşamak; uykusuzluk, çok fazla yapay ışığa maruz kalma ve kötü beslenme gibi potansiyel risk faktörlerini de beraberinde getiriyor. Ancak Neandertal DNA'sının izlerine sahip olmak, uyku alışkanlıklarınızı belirleyebilecek unsurlardan sadece bir tanesi. Capra ‘sabah insanı olmanın çok karmaşık bir durum’ olduğunu ve yüzlerce farklı genin yanı sıra çevresel ve kültürel faktörlerin de ‘güçlü bir şekilde’ etkili olduğunu vurguluyor ve “Bu Neandertal varyantlarından hiçbirine sahip olmayan pek çok sabah insanı da var” diye ekliyor.

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)