Ona değil bize kor içimi yakan ateş

news-details
Şiir

 

Mart ayının yirmisi, günlerden Cuma idi.
Öldü can ağabeyim, kanserdi akciğeri.
Çok hızlı ilerledi o sinsi, o melun dert
Üç ayı az geçti zaman, o dert göçürdü onu.
Göçtü dağım, düştü kalem ve burcum.

Dünyada ve ülkemizde ‘Karantina Günleri'
Ölümcül bir virüs çıktı, bulaşıyor herkese.
Salgındı, yaygın adlandı, kıran olmuş insanlığa
Bilim mesafe diyor, mesafe tek kurşundur,
Uzak durun topluluktan, değin suya sabuna.

Bir cenaze kalkmalıdır, kalamaz ortalıkta,
Toplulukla, toplanmadan, girer kara toprağa.
Kalanlara son ödevdir, son istek öğrenilir ve
Elden gelenler yapılır acımasız son sınavda
Korona nam alan virüs engel olamadan daha.

Küsmeyiz hiç “evde kalın!” demiştim çok yaşlılara,
Gençlerden gelecekler varsa maske alsınlar mutlaka.
Çoğu uymuştu çağrıma, azdı gelen kavim, hısım.
Yıkadılar, giydirdiler, o an dokundum yüzüne.
Bana hep yaptığı gibi incecikten gülümsedi.
Benim canımın içini kasıp kavuran ateşi
Yaktı ölüm, çok yıkıldım, yine de bir avuntum var
Korona değildi neden, dokundum, yasak değildi.

“Köyüme götürün demiş, anam atam sarsın beni”
Uyuldu son arzusuna, düşüldü köyün yoluna.
Gün güzeldi, güneşliydi, ama maskeler taktık biz.
Köyümüzde akrabalar maskeleriyle hazırdı.

Kazılan derin mezarda yatırdık son uykusuna
Çağıldayan gözyaşımız gizlenip, gizlide aktı.

Evine insan toplamak bayramı olurdu onun,
(Ama bu son törenini görse acıyla gülerdi)
Aramızda birer metre, namazında elli kişi
Uzak durarak izledik tabutunu musallada.
Sayan ve sevenler gelip tamamladılar ödevi
Hakkımız helal dediler, sesleriyse çok içtendi.

Sonra yığıldı toprağı, altında kaldı ciğerim.
Orada kalsın istedim kardeşimi çalan ölüm.
Su döktüm kansın diye, orda uslansın diye
Hiç mi uslanmaz ölüm?

Ünsal Çankaya
GERCEKEDEBİYAT. COM

Sosyal Medyada Paylaş

author

Ünsal Çankaya

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..