Son Dakika



Aynı zamanda mühendis olan Arşimet, Mesnetler Kitabı adlı eserinde, inşaat "sütunlarının taşıyabilecekleri yükleri"n hesabını çıkarmıştı. (2000'lerin Türkiyesinde bu bilgileri umursamayan bina sahipleri, apartman kolonlarını kesince, evler deprem mezarlarına dönüşüyor - ET)
Syrakuzai hükümdarı Hieron, Arşimet'in devasa bir gemiyi, yaptığı "bileşik bir kaldıraç ve makara sistemi"yle kolayca denize indirdiğini öğrenince, "Bundan sonra, Arşimet ne derse ona inanılmasını istiyorum" demişti. Onun, "Bana bir dayanak verin, dünyayı yerinden oynatayım" sözü, dillere pelesenk olmuştu...
Hükümdan ona, "hem savunma, hem de kuşatmada hücum için kullanılabilen çeşitli ve makinalar ve tesisler" de yaptırtmıştı.
Bunlar, Roma ordusunun Syrakuzai'yi saldırısında bozguna uğramasına yol açmıştır. Tarihçi Plutarkhos'un, bu konuda yazdıklarını kısa özet olarak aktarayım:
Roma kumandanı Marcellus, donanması Syrakuzai'ye doğu seyrederken, bir mancığı, birleştirilen sekiz gemiye yerleştirtmişti.
Roma ordusu, denizden ve karadan Syrakuzai'yi kuşatınca, halk çok korkmuştu. Ancak, mancınık kurulu birleştirilmiş sekiz gemi, "daha surlara yaklaşmadan, kaleden on talent(30 kilogramlık ağırlık ölçüsü-ET) üç kaya" arka arkaya atılmıştı.
"Taşlar korkunç bir gürültü ve kuvvetle mancınığa isabet ederek onu parçalamış" ve darmaduman etmişti. Birçok gemisi tahrip edilen donanma, hemen geri çekilmiştir. Piyade birliği de, kaleden yağdırılan oklarla ağır kayıplarla geri dönmüştü.
Kendi mekanikçi ve makinistleriyle alay eden Marcellus, "dev matematikçi" dediği Arşimet için, "o deniz kıyısında rahatça oturmuş, gemilerimizi batırıyor ve bize bu kadar oku birden attırarak, yüz kollu devleri gölgede bırakıyor" diyordu.(1)
Arşimet'in gücünü bilimden aldığını anlatan bu parçayı, neden yazıyorum? Hemen anlatayım.
Adıyaman - Kahramanmaraş - Hatay bölgesindeki 6 Mart depremi faciasını televizyonlardan, acılar içinde izlerken öğrendik: "Deprem profesörlerimizden" akademisyen Naci Görür, iki yıl önce, Maraş bölgesinde şiddetli bir deprem olasılığından bahsetmiştir.
Ama kimse kulak asmamıştır. Aynı profesör, artçı depremlerin sürdüğü bölgede inşaatlara başlanmasında acele edilmemesi, zira süren sarsıntıların dökülen beton yapılarında kırıklar oluşturabileciğini, tekrar tekrar ifade etmiştir.
Ama, seçim öncesinde, depremzedelerin hemen evlerine kavuşturulacağı iddiasıyla yandaş müteahhitlere ihalelerin verilmesi sürdürülmüştür.
Dahası da var:
İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehircilik ve Bölge Planlaması Dairesi Başkanı Profesör hanım, 43 öğretim üyesiyle birlikte, deprem bölgesindeki tarım arazilerinin ve ormanların inşaatlara açılmasının uuzun dönemde yanlış olacağına ilişkin bildiri açıkladığından görevinden alınmış ve öğretim üyeleri hakkında da soruşturma açılmıştır.
Kısacası, 50 binin üzerinde can ve yüz milyarlarca maddi kayıplara yol açan 6 Şubat Depremi bölgesinde, önleyici tedbirler alınmadığı gibi, uzun dönemli maddi manevi kayıplara yol açacak yeni yapılaşmaya giderken, bilim insanlarımızın söyledikleri hiç dikkate alınmamış, hatta. seslerinin kısılması yoluna gidilmiştir. 
Arşimet'in gücünün bilim yanında, onu dinleyen yöneticilerin ileri görüşlülüğünden kaynaklandığı da anlaşılmıştır.   
(1) İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin - E. Segal, Çev. Ahmet Zekeriya, 2019, İstanbul
Ertuğrul Taylan
Gerçekedebiyat.com  

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)