Gözlerim, umutsuzluğun derin karanlığına takılıp kalmıştı... Eğitim hayatımın zorlu yollarında yürümek, bazen bir dağın zirvesine tırmanmak gibiydi, nefes kesici ve yıpratıcı. Her adımda, içimdeki umutla umutsuzluk arasında ince bir ipte yürüyordum. Onlar, kızların eğitim hayatında başarılı olamayacaklarını düşünüyordular. Bana da farklı istikametlere yönelmeyi, daha “kolay” yolları seçmeyi öğütlüyorlardı. Ancak, içimde yanan bir ateş vardı. Bu ateş, her ne kadar zorluklarla karşılaşsam da beni ileriye taşıyan güçtü. Kendi hayallerimden ve hedeflerimden asla vazgeçmeyecektim.

Her gün, içimdeki azimle yeniden doğuyordum. Karşılaştığım her engel, beni daha da güçlendiriyor ve kararlılığımı pekiştiriyordu. Yolumdan dönmeyi hiç düşünmedim. Çünkü biliyordum ki, her zorluk, her mücadele, bana daha parlak bir geleceğin kapılarını aralayacaktı.  

Eğitim ve karyer hayatımdaki başarılarımı hatırladım; Gözlerim, umutsuzluğun karanlığından kurtulup güneşin ışığına odaklandı. Ve ben, her yeni günle birlikte, hayallerime bir adım daha yaklaşmanın mutluluğunu yaşadım. 

Lisans eğitimimde ilk adımı attığımda, “Kızım, bu kadar okumaya ne gerek var?” dediler. Ama ben, kendi ayaklarım üzerinde durmak istedim. Zorluklara rağmen, lisans eğitimimi başarıyla tamamladım ve yüksek lisansa başladım. 

Yüksek lisansın kapısını araladığımda kariyerim için önemli olduğunu biliyordum. Hem çalışıp hem eğitimimi sürdürmek, bazen bir denge sanatıydı. İşte o zamanlar, kıskançlık gölgesi üzerime düştü. Onlar, başkalarının başarısını kendi eksiklikleri olarak görüyorlardı. Ama ben, kendi yolumda ilerlemeye kararlıydım. Kıskançlığın bana engel olmasına izin vermedim. Yüksek lisans eğitimimi başarılı bir şekilde tamamladım. 

Yüksek lisans eğitimimin ardından hayalini kurduğum devlet bursunu kazandım ve “Eğitim Yönetimi” alanında doktora eğitimine başladım. Fakat bu sefer yolum daha da zorluydu. Burs da yeterli değildi. Farklı bir ülkede, tek başıma, yakınlarımdan maddi destek almadan ilerlemek zorundaydım. Zorluklar karşısında içimdeki azim, pes etmemem gerektiğini haykırıyordu. Vazgeçmek, benim karakterime tamamen aykırıydı. Her sabah, geleceğe dair umutlarımı yeniden yeşertmek için mücadele etmek zorundaydım. Kalbimin derinliklerinden gelen bir inançla, her şeye rağmen yoluma devam ettim. Bazen gözlerimde yaş, ama yüreğimde kararlılıkla yürüdüm!..

 

Şehla Aslan

Doktora sürecinde ise farklı bir eğitim sistemi, farklı bir ortam... Zorluklarla dolu günlerde, destek vermek yerine moralimi bozmaya çalışan insanlar asla alışkanlıklarından el çekmediler. Yeni bir ülke, yabancı bir dil ve kültürle başa çıkmaya çalışırken, bana destek olmak yerine köstek olanların varlığı, azmimi kırmak yerine daha da güçlendirdi. Her zorlukla birlikte, içimdeki direnç ve kararlılık daha da pekişti. Umutsuzluğun pençesindeyken bile, hayallerime sıkı sıkıya sarıldım ve yoluma devam ettim!.. 

Bir gün, üniversitemizin kütüphanesinin sıcak duvarları arasında, tez konumun kavramları arasındaki ilişkileri çözmeye çalışırken gözlerimden yaşlar süzüldü. Lakin pes etmeyi kabul edemiyordum. Başladığım yol kutsaldı. Tek başıma da olsa, devam edebilecek güce sahiptim. “Ben başaracağım” dedim ve gözyaşlarımı silerek çalışmaya devam ettim. İçimdeki inanç ve azim, beni her geçen gün biraz daha ileriye taşıyordu... 

Günler birbirini kovalarken, içimdeki umutla adım adım ilerledim. Kimi zaman yalnızlık, kimi zaman özlem içimi kemiriyordu. Ailemden, dostlarımdan uzakta olmanın zorluğunu her an iliklerimde hissediyordum. Ama her zorluk beni daha da güçlendiriyordu. Her yeni günde, karşıma çıkan engelleri aşmak için daha da kararlıydım. Bilimsel makaleler arasında kaybolurken, başarının sadece bir adım uzağımda olduğuna inandım. 

Bir gün, yine kütüphanede çalışırken üniversitemizden bir profesör yanıma yaklaştı ve yaptığım çalışmanın ne kadar önemli olduğunu belirtti. Onun sözleri, içimdeki inancı yeniden alevlendirdi. Destek ve takdir görmenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım. Artık yalnız olmadığımı, yanımda bana inanan insanların da olduğunu bilmek, beni daha da motive etti. 

Elbette, bu zorlu süreçte, bana inanan ve destek veren bir kaç dostumu, özellikle çok değerli tez danışmanımın manevi desteğini asla unutmayacağım. Onların varlığı, en karanlık anlarda bile içimdeki ışığı yeniden parlatmamı sağladı. İnanmış dostlarımın varlığı, mücadeleme güç kattı ve beni her adımda motive etti. 

Mezuniyet günüm henüz gelmedi ama içimdeki umut ve inançla o anın hayalini kuruyorum. Başarının, azim ve kararlılıkla birleştiğinde nasıl mucizeler yarattığını bizzat yaşayarak görüyorum. Ve artık biliyorum ki, hayatta ne olursa olsun, içimdeki inanç ve azimle her zorluğun üstesinden gelebilirim. Tezimi tamamlayıp mezun olduğumda, yaşadığım tüm zorlukların ve çektiğim tüm sıkıntıların beni ne kadar güçlü kıldığını bir kez daha anımsayacağım. 

Evet, ben eğitim ve bilim alanında topluma ve ülkeme faydalı olmak yolunu tuttum. Güneşli günlerin beni beklediğine inandım. Zorluklar geçer, umudum büyük. Ve bir gün, yoluma taş koymaya çalışanlarla birlikte kahve içer, geçmiş günleri hatırlarız.  Aslında onlar benim gücümü artıran taşlar oldular; Ben şimdiden onlara teşekkür ederim!.. 

Ben eğitim almanın değerini hiçbir zaman küçümsemedim. Her bir bilgi kırıntısı, zihnime ekilen bir tohum gibiydi. Bu tohumlar, zamanla büyüyüp kök salarak, hayatımın her alanında bana rehberlik etti. Ancak, toplumda hâlâ erkeklerin eğitim alması için her türlü imkân yaratılırken, kızlara destek olunmadığı bir gerçek. Bu adaletsizlik, sadece bireyleri değil, toplumun geleceğini de olumsuz etkiliyor. Kız çocuklarının eğitim hakkına verilen değerin eksikliği, potansiyellerinin önünde bir engel teşkil ediyor. Oysa, eğitim sadece mesleki bilgi değil, aynı zamanda sabır, azim ve kararlılık gibi insani değerleri de öğretir. Her bireyin yaşam boyu karşılaşabileceği zorluklarla başa çıkma gücünü kazanmasına yardımcı olur. Bu nedenle, eğitimin sadece bireysel başarılarla sınırlı kalmayıp, topluma faydalı olma ve başkalarına ilham verme sorumluluğunu da içermesi gerektiğinin farkındaydım. 

...Ve şimdi, kütüphanenin penceresinden güneşi izlerken, içimdeki umut büyüyor. Elbet, zor günler geçer, güneşli günler beni ve benim gibi mücadeleci kızları bekliyor!.. Her şeyin daha güzel olacağına ümidim büyük! Doktora eğitimimi başarıyla tamamladığımda, tüm bu zorlukların ve mücadelelerin bana kattığı değeri, yaşadığım her anı daha da anlamlı kıldığını bir kez daha anlayacağım. İşte o gün, güneşli bir sabahın ilk ışıklarıyla, içimdeki umut ve inançla yeni bir başlangıç yapacak ve hayallerime bir adım daha yaklaşmış olacağıma eminim!.. 

Şehla Aslan 
Gercekedebiyat.com
 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)