Ankara'daki bu konferans bütün illerde tekrarlanmalı
Yayın yönetmenimiz yazar Ahmet Yıldız’ın Ankara’da ‘Günümüz edebiyatının ekonomi politiği’ başlığıyla verdiği konferans ilgiyle dinlendi.
Ahmet Yıldız 50’nin üzerinde görselle ‘paverpoint’ olarak verdiği konferansta, Türkiye’de kitap yayımcılığının niteliği, yayınlanan kitaplar ve çeşitleri, kütüphanelerin durumu ve kütüphanelerde okunan kitap sayısı, kütüphane üye sayısı ve illere göre dağılımı gibi istatistiksel verilerle konuşmasına başladı. Yıldız, konuşmasının devamında edebiyat dergiciliğine değinerek dünyanın en ağır ve karşılığı olmayan işini yapan tüm dergicilere büyük saygı duyduğunu belirtti. Ancak dergiciliğimizin amiral gemisi olan Varlık dergisinin bugün anlamsız konularla uğraştığını, Türk edebiyatını değil yönetmek sıradan bir dergi halinde çıkaranın keyfine hizmet eder hale geldiğini söyledi. Yıldız Varlık dergisini 20-30 yıl kadar önce iki yılda bir herkesin sessiz konsensüsle kabul ettiği bir değerli yazar veya şairin iki yıl bedelsiz yönettiğini ve diğerine devrettiğini belirterek bunun Enver Ercan’ın 20 yıllık yönetimiyle bozulduğunu böylece derginin de dergi olmaktan çıktığını vurguladı. Dergi yönetimine Hilmi Yavuz’dan sonra Ataol Behramoğlu gelecekken Orhan Pamuk ve Hasan Bülent Kahraman’ın o gece derginin sahiplerine gidip dergi yönetimine Enver Ercan’ın getirilmesini dayattıklarını iddia etti. Yayıncılığımızın üç kız kardeş diye nitelendirdiği banka yayınevlerince gasp edilip yönlendirildiğini, dolayısıyla şiirimizin romanımızın bu yayınevi editörlerinin kapasitelerine göre gelişebildiğini vurguladı. Butik yayıncılığın önemine değindi. Eleştiri mekanizmasının öldüğünü, Türk edebiyatındın eleştirmen koltuğunda oturan Doğan Hızlan, Metin Celal ve Hasan Bülent Kahraman gibilerin başka ilişkiler içinde çalıştıklarını söyleyen Ahmet Yıldız, bunun kriminal sayılabilecek kanıtlarını ekrana yansıttı. 12 Eylül edebiyatının etkilerinin daha devam ettiğini ve tüm edebiyat bürokrasisinin onun etkisinde olduğunu söyleyen Yıldız, Yalçın Küçük’ün Küfür Romanları’yla, Mustafa Yıldırım’ın da Ortağın Çocukları’yla karanlık ağı yırtmayı başardıklarını onlara saygı duyduğunu belirterek kitaplarında bulunan önemli kanıtları ekrana yansıttı. Yıldız, yayınevi örgütlerin tek tek sayarak ahbap çavuş ilişkileri içinde lumpenleştiğini, çürüdüğünü, koltuğa oturanın bir daha kalkmadığını ve bir işe yaramadıklarını iddia etti. Kağıt fabrikalarımızın kapatılmasının yayıncılığımızı olumsuz etkilediğini söyleyerek hala selülöz üretemediğimiz gerçeğini üzüntüyle vurguladı. Orhan Pamuk ve Elif Şafak örnekleriyle yazar ve şairlerimizin ideolojik açmazlarını dolayısıyla edebiyatımızın nasıl halktan uzaklaştığını örnekleriyle anlattı. Ahmet Yıldız’ın konferansı beğeniyle izlendi ve dinleyenlerde hem etkili oldu hem tartışmalara neden oldu. Bu konferansın her ilde her platformda tekrarlanması gerektiği belirtildi. Gercekedebiyat.com






















YORUMLAR