Yan narına insan

Yan narına insan
17-10-2022

(Üç gün sonra doğum gününü kutlayacaktım canımın içi ağabeyimin, aylar, yıllar şaşmayacaktı böyle, kalbim bu kadar sızlamayacaktı. O öldü, sonra ölen kuzenler oldu uzaktan yakından…

Biz yaşamaya devam ediyoruz ve tanıdık tanımadık nice başka insan ise ölmeye, kimisi hastalıktan kimisi kaza kimi cinayet… Doğduk, yol aldığımız son ölüm… Ancak doğalı da var bu dünyada…
İnsanın eceli kaza ile bela ile değil yaşlanınca gelmeli, sayılı nefesi yaşlanıncaya dek kazasız belasız alınabilmeli.

Oysa madencilerimiz topluca ölmeye devam ediyor ve ne hastalık ne de kader açıklıyor ölümlerini.

Çünkü yalnız bizim ülkemiz lider iş kazalarında, maden kazalarında… Çünkü önlemler yalnız kâğıt üzerinde kalmak üzere giriyor yasalara yönetmeliklere… Teftişler haberlidir, göstermeliktir.

Gerçek iş ortamında önlem almak insan canından pahalıdır çünkü, hem de kazanılacak kâr düşer birazı insan canını korumak için harcandığında…

Allaha emanet yaşanır bu ülkede. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir der çünkü rant kapılarına kapılananlar. İnsan yerine konması için paran kadar konuş denir emeğini koyana.

Ne zaman gerçekleşir diye soruyoruz emeğin insanı yok etmeden değerini bulması?

Ne zaman yönetenlerle, paradan para kazananlarla eşit can ve insan sayılacak her kademede çalışan

Ne zaman üç kuruş para ile ödenir ve kapanır sayılacak bu ‘Kader plânı” kapsamında öldükleri için artlarında yana yana kalanların acısı?

Sorularımız çok, ama bilmiyoruz yanıtlarını…

Uyan dedikçe kan uykusuna yatıyor o insanların çoğu… O zaman diyorum ki yan narına insan… Yan!)

Bu kaçıncı mevsim diğerini öteleyip yer bulan?
Narlar yine çatladı sonbahar dallarında,
Toprağına yine sızdı kan.

Sunağına döktüğümüz gözyaşları
Göl oluyor, ırmak olup çağlıyor denizlere,
Damlayı taşırmadan.

Sandığımızca eğleşmiyor doğa dengesi ile,
Yaratılan kaosun zindanında çözümleri aranan,
Kaçışlar büyütüyor, çıkışları olmayan.

Varsayılanlar gerçekleşiyor, sırasını şaşmadan,
İçimizde, dışımızda bizim için bilinçle kurgulanan,
Kapanlara kısılıyoruz, peynirini tatmadan.

Bildiğimiz unuttuğumuzu da kapsar elbette,
Unutmayız demek yalan tabi, belleğe alınanı,
Unutuşla eşliyor durmadan akan zaman!

Zaman dediğim de boş, çoktan yarılandı, azaldı narı,
Yaraların dağlandığı dünyanın çemberiyle çevrilmiyorsan,
Kalmadıysa ateşin, yan narına insan, yan, yanılmış dünyan!

Ünsal Çankaya
Gerçekedebiyat.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?