Karikatür ödül töreninde 'korsan gösteri'

Arşiv

2012 yılında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) tarafından düzenlenen ‘Türkan Saylan Sanat ve Bilim Ödülleri’nin ikincisi yapılmıştı.

Karikatür, gerçek, edebiyat, Mustafa Bilgin, Türkan Saylan

Sanat dalında verilecek ödül, yarışmaya “Çocuk ve Eğitim” temasına uygun gönderilecek karikatürler arasından seçilecekti.

Vefatından önceki aylarda Türkan hocaya ve ÇYDD’ne reva görülen o “Allahsız” zulmü burada yinelememe gerek yok…

Görsel kaldırıldı.mustafa bilgin

Türkan Saylan’ı da hedef alan Türkiye düşmanı o büyük kumpas günlerinde, Cumhuriyet gazetesinde elimden geldiğince karşıt karikatürler çiziyordum.

Gel gör ki ne çizsem yürek soğumuyordu.

 Bu yarışmaya jüri olmam teklif edildiğinde, Türkan Saylan isminin geçtiği bir etkinlikte emek vermenin onuru yanında, ödül töreninde jüri adına konuşma yapma olanağı, hukuksuzluğun dörtnala gittiği günlerde kendi ölçeğinde bir yuh çekme fırsatı olacaktı, hemen kabul etmiştim.

mustafa bilgin

 Fazıl Say’ın mini bir konserle katkı verdiği törende, 1000 kişilik tıklım tıklım salonda sıram gelip kürsüye çağırılınca, aynı kumpasın mağdurlarından, gazeteci Soner Yalçın’ın Silivri Cezaevi’nde yazdığı, yeni yayınlanmış Samizdat kitabı elimde mikrofona geldim.

Görsel kaldırıldı.mustafa bilgin

‘Karikatür Ödülü’nün, Asuman Küçükkantarcılar ve Ergül Aktaş’ın yapıtları arasında paylaştırıldığını açıklamadan önce, kitapta altını çizdiğim, Soner Yalçın’ın gözaltına alınışının birinci gününü anlattığı, gül kokusunu salona dolduran şu satırları okudum:

(…)

Saat kaç, bilmiyorum. Ne kadar süre uyudum?..

Yanımda kitap olması beni rahatlatıyor. Kaldığım yerden okumaya başladım.

Che ile Latin Amerika topraklarında dolaşıyorum. Arkadaşıyla cüzam hastalarının bulunduğu, toplumdan tecrit edilmiş bir kampa gidiyor. Che yeni doktor; hastalarla ilgileniyor, tedavilerine yardımcı oluyor. Hastalığın bulaşıcı olmadığını göstermek için onlara dokunuyor, dans ediyor, futbol oynuyor.

Aklıma Türkan Saylan hoca geldi. Türkiye’de cüzam hastalığıyla mücadele eden ilk hekimdi. Hastalığın ortadan kalkmasında ne büyük emeği vardı.

(…)

Tesadüf mü:

Türkan Saylan tıp doktoruydu. Yaşamında Che’nin izleri vardı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yaptı. Tıpta en zor alanlardan biri olan dermatolojiyi seçti. O yıllarda doktorların bile uzaktan baktığı cüzam üzerine uzmanlaştı.

(…)

Prof. Saylan cüzam üzerine çalışarak hastalığın bulaşıcı olmadığını ortaya çıkardı. Cüzamlılara dokunarak muayene eden, onlara aşağılamadan bakan ilk doktor oldu. Che ve Türkan Saylan’ın cüzamla mücadele etme yöntemleri tesadüf olabilir mi?

İnsan olmaktır bunun sebebi; insan kalmak.

 Salonu çınlatan alkışlar tabi ki yurtsever hocamız Türkan Saylan içindi.

Mustafa Bilgin
Gerçekedebiyat.com

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.